M.İslamoğlu'nun Abdest Konusundaki Fitnesi


Aşağıdaki makale Mustafa İslamoğlu isimli gazete yazarına aittir. Bunun cevabı altta verilmiştir.

Bilmez ki sorsun, sormaz ki bilsin!

Bugünkü yazımızı, cevabı herkesi ilgilendiren bir “soruya” ayırdık. Hayır hayır, bu bir “soru değil, bu bir “sorun!” Hem de çok ciddi ve adı: “Dini anlama sorunu.” Bu sorun, kimi zaman ortaya birden fazla “din” çıkarıyor ve insanlar “hangi dine” inanacağını şaşırıyor. (Siz ‘yanılmaz’ atalarını pazarlayanların dinine değil, kaynağı Kur’an olan Allah’ın dinine inanın.) Kimi zaman, Allah’ın kitabında yazmayan, Peygamber’in sünnetinde yer almayan “farzlar, haramlar” çıkarıyor.Düşünebiliyor musunuz; bu nevzuhur farzlardan Hz. Peygamber’in haberi yok! Bizim akıldanelerimizin bildiği bir “farz” düşünün ki, sahabe bilmiyor? Bir “farz” düşünün ki, müctehid imamların bu -sözümona- “farzdan” haberi yok! Güldünüz değil mi? Hayır, kimse gülmesin; çünkü kendisi gülünç durumda olanların başkalarına gülme hakkı yoktur ve şu an kendini çok dindar sananların dinleriyle ilgisi hurafe düzeyinde, bilgisi ise efsane niteliğindedir. İnsanlar ibadetleri âdetleştirince âdetleri de ibadetleştirdiler.

Bu satırları sert bulmayın lütfen; imamların birçoğuna göre “mukallid”in tarifi şudur: “Amellerini delilleriyle birlikte bilip, o delilleri değerlendirmede mezhep imamının ictihadını benimseyen kimse.” Söyler misiniz? Bu durumda kendini Hanefi sananların kaçta kaçı Hanefi’dir? Kaçta kaçı Şafii’dir? Bırakın avamı, “hocam” denilenlerin kaçta kaçı “mezheplidir?” Utanmadan yıllar yılı “mezhepsizlik edebiyatı” yapan ‘mezhepçiler’, duygularını, paralarını sömürerek sırtından geçindikleri Müslümanlara kinden, nefretten, cehaletten başka ne verdiler? Tezgâhında mezhep satarak geçinen bu tiplerden oluşan bir cemaat, radyodan ‘düz’ kadın sesine ‘haram’ diyen sözümona ilmihaller tezgâhlarken, dansöz pazarlayan TV istasyonuna sahip olmanın fetvasını bulmakta hiç de zorlanmadı. Bu tiplerden kaçını tanıdımsa, hepsi de şarlatandı. Ayak üstü “sübhaneke”nin anlamını sorsanız “kem-küm”den başka cevap alamazdınız. Ama dillerinin keskin yanını koca koca alimlerin enselerinden bir türlü çekmezlerdi. Mevdudi gibi, Seyyid Kutup gibi, nerede imanının bedelini ödemiş bir alim var, onun etini yiyerek semirmeyi beslenme alışkanlığı haline getirmiştiler. Haddini bilmeyen neyi bilir ki?

Bu şarlatanlar, yüreklerinde çamur, sıvayacak alim yüzü aradılar. Ve koca bir toplumu kelimenin tam anlamıyla “mezhepsizleştirdiler.” Ey Hanefiler! Ebu Hanife’ye göre siz Hanefi falan değilsiniz, sizin mezhebiniz falan yok! “Mezhepçilik” yapan şarlatanlar sizi dolmuşa bindiriyor. Avamın mezhebi müftüsünün mezhebidir, demişler. Haydi “doğrudur” diyelim; fakat kaçta kaçınızın “fetva makamı” (müftüsü) var? İçtihat kapısının meccane bekçileri hâlâ neyin edebiyatını yapıyorlar? Cahili cühelasıyla milletin tümü müctehid oldu. Üç beş yetkin alime tahammül edemeyen tulumbacı takımının gözü aydın; Hayreddin Karaman Hoca gibi bir ikisinin tepesine iftira küfelerini boca etmek için hazır beklerlerken, sayelerinde milyonlarca müctehide kavuştuk. Herkes her gün kendi yaptıklarına kılıf bulmak için onlarca ictihat yapıyor, ahkâm kesiyor, fetva veriyor. Okumak mı, öğrenmek mi, bilmek mi, bilenden sormak mı? Hak getire. “Bilmez ki sorsun, sormaz ki bilsin” diyenin hesabı."Kur’an okurken abdest almak farzdır” öyle mi?!

Bir okuyucumuz, 18 Temmuz 2000 tarihli Zaman Gazetesi'ndeki bir köşe yazısından alıntı yaparak soruyor: “Kur’an okurken abdest almak, gerçekten de bu yazarın dediği gibi farz mıdır?” Önce mezkur yazıdan ilgili pasajı alalım:“Hazret-i Kur’an’ı eline alan herkesin abdestli olması farzdır. Abdestsiz Kur’an ele alınamaz. Ancak dini kitaplar için böyle bir mecburiyet yoktur. Dini kitapların sadece içinde bulunan ayetlere elle dokunmak için abdestli olmak gerekir. Ayetten boş olan yerlere, yazılara abdestsiz dokunulabilir, okunabilir. Kur’an’la dini kitap arasında böyle bir ince fark vardır. Kur’an-ı Kerim’in ayetten boş olan kısımları da ayet hükmündedir. Bu yüzden dikişli kabına bile abdestsiz dokunulamaz. Abdestsiz kimseler bir mendil veya temiz bezle tutup bir yerlere koyarlar. Abdestsiz ele alamazlar.”Allah Allah! “İnce fark”ı da öğrenmiş olduk. Hele “dikişli kabına bile dokunulamaz” cümlesi karşısında bitmemek mümkün mü?Ben bu zamana kadar ne Kur’an’dan, ne Rasulullah’tan, ne sahabeden ve ne de müctehid imamlardan Kur’an okurken abdestin farz olduğuna dair ‘sahih’ bir şey okumadım, duymadım. Bir şeye “farzdır” demek, helâl ve haram koyma yetkisine girer. Helâl ve haram koyma yetkisinin ise kime verildiği bellidir. Burada “farz olduğu” söylenen bir hüküm olduğuna göre, o hükmü farz kılan delili muhkem ve mütevatir nasslarda bulmamız gerekir. Kur’an’da abdestin sadece namaz için emredildiğini görüyoruz. Bu konuda, çok yaygın bir yanlış anlamaya alet edilen bir ayet vardır: “Ona temiz olanlardan başkası dokunamaz.” (56.79) Birazcık Arapçadan, ilimden, Kur’an’dan, tefsirden nasibi olan kimsenin bu ayetteki “o” zamirinin bir önceki ayetteki “gizli kitab”a gittiğini bilir, bir. Bu ayet Mekke’de, Abdest’in geçtiği tek Kur’an ayeti (5.6) ise Medine’de inmiştir, iki. Ayetteki “dokunmasın” şeklinde yanlış algılanan “la yemessuhu” ibaresi “inşai” değil “ihbari”dir ve “dokunamaz” demektir; oysa ki Kur’an’a münkiri de müşriki de dokunur, üç...Bilgime güvenmeyip, “Kur'an okumak için abdest farzdır” diyen sahih bir hadis, bir imam, bir alim var mıdır diye Mektebetu’l-Elfiyye’den 400.000 hadisi, bazıları Mebsut gibi 30 cildi bulan 1000’e yakın kitabı, tüm mezheplerin 40’ı aşkın kaynaklarını taradım, böyle bir şey bulamadım. En iyisi, bu konularda en katı davrandığını bildiğimiz Süyuti’nin “Kur’an okumanın âdabı” başlığında yazdıklarını aynen tercüme etmek:“Kur’an okuma sırasında abdest almak müstehaptır; çünkü tilavet zikirden efdaldir ve Peygamber (sav) temizlenmeksizin zikretmeyi hoş karşılamazdı. İmamu’l-Harameyn dedi ki: “Abdestsiz Kur’an okumak mekruh değildir, çünkü Peygamber abdestsiz okuyordu. el-Mühezzeb Şerhi’nde ise: Eğer kişi Kur’an okurken yellenme ihtiyacı hissetse, yellenme sırasında harfleri doğru telâffuz edemeyeceği ihtimaline karşı okumayı durdurur.” (el-itkan, 1/295)Buraya, başta Hanefiler olmak üzere, tüm mezhep ve meşreplerin temel referanslarından sayfalarca alıntı yapar, tercüme ederim. Fakat yerim yok, vaktim yok, keyfim yok; lüzum da yok. Tüketenler de, üretenler de hep olacak. Böyle başa böyle tarak. Biraz da insanımız ciddi ve uyanık olsun; bitli baklanın kör alıcısı olmasın.Şafii’dir, Hanefi’dir meselesi değil bu! Allah’ın emretmediği bir şeyi emretmek, farz kılmaktır ki, bunun vahameti “Kur’an okurken abdest almanın hükmü nedir?” sorusundan çok daha derindir ve problem dinin temelleriyle ilgilidir. Şakası var mı bu işin? Biri kalkıp da “Şu farzdır?” diyorsa, dinini donundan birazcık fazla ciddiye alan bir Müslümanın, “Nerede, hangi delille?” diye sorması “farz olur.” Çünkü, o ünlü usul kuralı gereğince “farzı” bilmek farz olduğu gibi, farz olmayanı farz bilmek de “haram” olur. Eğer o kişi üçüncü, beşinci sınıf ilmihalleri getirip de önünüze koyuyorsa, bu kez sizin “İlmihal yazarlarının farz koyma yetkisi olduğunu bilmiyordum” demeniz “farz” olur. Kaldı ki bunlar arasında “Tevrat’ı abdestli okumak farzdır” diyenini bile gördüm ben.Bir şeye “farz” demek, “haram” demek ciddi bir iştir; Allah’a atfen verilmiş bir hükümdür, kimse keyfi olarak “farz” ve “haram” ilan edemez. Ne demiştik bir yazımızda: Cahiller dinden ıskonto yaparlar, ham sofularsa dine zam yaparlar; bu ikisi de birdir.Siz siz olun, etrafınızda ahkâm kesenlere Kur’an’ın öğrettiği gibi sorun:“Kul hâtû burhanekum in kuntum sadıkîn: De ki: Hadi getirin delilinizi, eğer doğru söylüyorsanız?”

M.İslamoğlu, 25 Eylül 2000 Akit Gazetesi

CEVAP:

"Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey'in, Kur'an'ın bulunduğu odada uyumayıp, sabaha kadar hürmeten ayakta beklediğini, bunun mükâfatı olarak da onun nesline 6 asır devam eden bir cihan devleti verildiğini, ana-babamızdan kaç kere dinlemiş, kitaplardan okumuş, va'zlarda dinlemişizdir.Kur'an'a hürmet bu milletin ruhunda var.Kur'an'ı abdestsiz olarak eline almamak bir tarafa, abdestli de olsa onu göbekten aşağıda tutmaz. Bu kötü bir hal midir? Dine aykırı bir hareket midir? Kur'an-ı Kerim'e hürmet, İslâm'a zıt mıdır? Kur'an'a fazla hürmet yersiz bir şey midir? Asla! Bir evladın, anne ve babasına gösterdiği hürmet ve hizmet ne kadar fazla olursa o kadar değerli olduğu gibi, Kur'an'a gösterilen hürmet de ne kadar fazla olursa, o da Allah indinde o kadar değerlidir.Gerçek bu iken, din âlimi gözüken bazılarının, Kur'an'a gösterilen bu hürmetten rahatsız olmaları anlaşılır gibi değil...Mukaddes kitabımıza karşı vazifelerimizin ne olduğu, yüzyıllar önce zaten kitaplara yazılmış. Bilinmeyen bir husus değil... Ama bazıları hem bilip hem de bilmezden gelerek bu kitaplarla alâkası olmayan şeyler söylerse, kim olursa olsun biz ona karşı çıkarız. Doğru yazanları ise tasdik etmek vazifemizdir. Bir zat meselâ şunları yazmış: "Hazret-i Kur'an'ı eline alan herkesin abdestli olması farzdır. Abdestsiz, Kur'an ele alınamaz. Ancak, dini kitaplar için böyle bir mecburiyet yoktur. Dini kitapların sadece içinde bulunan âyetlere elle dokunmak için abdestli olmak gerekir. Ayetten boş olan yerlere, yazılara abdestsiz dokunulabilir, okunabilir. Kur'an'la dini kitap arasında böyle bir ince fark vardır. Kur'an-ı Kerim'in âyetten boş olan kısımları da âyet hükmündedir. Bu yüzden dikişli kabına bile abdestsiz dokunulamaz. Abdestsiz kimseler bir mendil veya bezle tutup bir yerlere koyarlar. Abdestsiz ele alamazlar."Bu cümleler baştan sona doğru ve asırlardan beri yazılagelen kitaplara uygundur. İslâmî hükümlerdir. Müslümanların Kur'an'a Karşı tutumunu anlatmaktadır.Ne var ki, bir zat bu cümlelere çok bozulmuş. Kur'an'ın abdestli olarak tutulmasını hazmedemiyor. "Kur'an'dan, Resûlullah'tan, sahabe ve müctehit imamlardan, abdestin farz olduğuna dair sahih bir şey okumadığını ve duymadığını" söylüyor.Halbuki, kendisi Resûlullah, sahabe ve müctehitler zamanında yaşamadığı için, duymaması normal. O normal de "Duymadım" demesi ne oluyor? Manen görüştüğünü falan mı îmâ ediyor acaba? "Okumadım" demesine gelince... Kitaplar o meseleyi barım barım bağırıyor ama, siz onları yok sayarsanız kitapların ne suçu var? Gözünü sıkıca kapat, sonra da güneş yok de.!. Ne âlâ iş... Sayın hocamız, bu mesele için 400.000 hadis, bazıları 30 cild olan 1000'e yakın kitap ve mezheplere ait 40'ı aşkın kaynak taramış; ama abdestin şart olduğu hakkında bir hüküm bulamamış!..Hani padişah bir suçluya 100 sopa vurulmasını emretmiş de, o da gülmeye başlamış. Niye güldüğü sorulunca "Padişahım ya sen hiç dayak yemedin veya sayı saymasını bilmiyorsun" demiş ya; bu da onun gibi...

Ya hocamızın bir günü 24 değil 240 saat veya kendisine, 950 sene peygamberlik yapan Nuh Aleyhisselam gibi uzun ömür verilmiş ki sadece bir mesele için bu kadar kitap karıştırabilmiş.Bununla da kalmamış; diyor ki:

"Tüm mezhep ve meşreplerin temel referanslarından sayfalarca alıntı yapar, tercüme ederim."

Edemezsin demek ne haddimize? Eder mi edersin...Hocamız sonra yeri, vakti ve keyfi olmadığı için bu tercümeden vazgeçiyor ve tevazu gösterip "in iyisi, bu konularda en katı davrandığını bildiğim" dediği İmam Süyûtî'nin El-ltkan kitabından kısa bir tercüme yapıyor.Ne var ki, tercüme ettiği yer, Kur'an'a abdestsiz dokunup dokunmamakla değil, abdestsiz okunabileceğine dair.Ona itiraz eden yok ki. Çünkü âlimlerimiz zaten, ezbere Kur'an okunurken abdestli olmak şarttır demiyorlar. Yüzüne okurken, Kur'an'a dokunulmadığı takdirde abdestli olmak şarttır diyen de yok.Amma bütün kitaplar, ister okunsun ister okunmasın, "Kur'an'a abdestsiz dokunulmaz" demektedir.Hocamız bu noktaya cevap vermesi lâzımken, meseleyi başka tarafa çekiyor ve Peygamberimizden misal getirerek kendince kurnazlık yapıyor...Ama misali geçersiz. Çünkü, Peygamberimiz Kur'an'ı zaten ezbere okuyordu.400.000 hadisi ve binlerce kitabı taradığı halde, böyle bir hüküm bulamadığını söyleyen hocamız, -hadi yalan söylüyor demeyeyim- gerçekleri söylemiyor. Eğer dediği gibi gerçekten okumuş olsaydı, kaynak gösterdiği "İtkan" isimli meşhur eserin ilerki sahifelerinde, iddiasının tam tersini görecekti.

Madem "ltkan"ı kaynak eser kabul ediyorlar; biz de aynı eserden iktibas yapalım:

"Bizim ve âlimler topluluğunun görüşü, abdestsiz olanın Kur'an'a dokunmasının haram olduğudur. O abdestsiz olan, ister küçük abdest (namaz abdesti) almamış olsun, isterse büyük abdest (yani gusül abdesti). Çünkü Kur'an-ı Kerim'de, 'Kur'an'a ancak temiz olanlar dokunabilir' buyurulmaktadır. Sünen-i Tirmizi ve diğerlerinde geçen bir hadis şöyledir: Kur'an'a ancak abdestli olanlar dokunabilir." (İtkan 2/1188 Dâr-ı İbn-i Kesir/Beyrut)

Hocamız, herhalde bunları yazdığı için İmam Süyûtî'ye, tercüme ettiğimiz için de bize kızmamıştır.Kitabın dipnotu şöyle: Aynı hadis Dârimî'nin Talak bahsinde "Nikâhtan önce boşama olmaz" babında 2183 numarayla, Dâre Kutnî'de ise Taharet bahsinde "Abdestsiz olanın Kur'an'a dokunmasının yasak olması" babında yer almaktadır.

Ne dersiniz, hocamızın, bu meseleyi 400.000 hadisi taradığı halde bulamadığına inanalım mı? Ve kaynak gösterdiği "İtkan" isimli kitapta açık açık yazıldığı halde, "Bulamadım" demesine mi? Arapça bilmeyen okuyucularımızın merakını giderelim. İtkan, Madve Yayınları tarafından "Kur'an İlimleri Ansiklopedisi" adıyla tercüme edilmiştir. Arzu edenler, 2.cilt, 44.sahifede bu meseleyi okuyabilirler.

"Kur'an Abdestsiz Ele Alınabilir mi?" başlıklı yazımız eksik kalmış, sütunumuz bitmiş, yazacaklarımız bitmemişti. Bu yazıda, olabildiğince kısa tutmaya çalışarak ilave bilgi vermek niyetindeyim.Önceki yazımda, "Kur'an'a ancak abdestlî olan dokunabilir" manasındaki hadis-i şerifin bulunduğu üç eser ismi vermiştim, iki isim daha veriyorum:1) Bedâiüs Sanâyf, 1/33, Beyrut, 1 987, 2) Feyzül Kadir, 6/455.Aşağıda isimlerini vereceğim Arapça ve Türkçe eserlerin hepsinde de "Abdestsiz olarak Kur'an'a dokunmanın caiz olmadığı" hükmü yer almaktadır.

ARAPÇALAR: 1-Kadı Beyzâvî, 2-Rûhul Meânî, 3-Ruhul Beyan, 4-Ahkâmül Kur'an, 5-Tefsir-i Kebir. (Bu eserlerde Vakıa Sûresi'nin 79. âyetinin tefsirine bakılabilir.)6-Dürerül Hükkâm, 7-El-Muğnî, 8-Muhit, 9-Kâfî, 10-Hidâye, 11-Merâkıl Felah,. 12-Tahtâvî, 13-EI-Mezâhibül Erbaa, 14-Bedâiü.s Sanâyî, 15-İtkan.

TÜRKÇELER: 1-Elmalılı Tefsiri, 2-Çantay Tefsiri, 3-5 Prof. ve l doçent tarafından hazırlanan TDV meali, 4-Enver Baytan, eski İstanbul Müftüsü A. Fikri Yavuz ve Ahmed Davudoğlu tarafından hazırlanan meallerde, ilgili yere bakılabilir. (Yani Vakıa Sûresi, 79. âyet)5-Ahmed Zühdü Paşa'nın (Osmanlıca) Mecmua-ı Zühdiye,6-Numan Kurtulmuş'un Âmentü Şerhi, 7-Fatih devri âlimlerinden Molla Hüsrev'in, 8-Büyük İslâm Fıkhı ismiyle tercüme edilen Dürer Tercümesi, . 9-Mehmet Zihni Efendi'nin Nimet-i İslâm, 10-Eski Diyanet İşleri Başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki'nin İslâm Dini,11-Eski Diyanet işleri Başkanlarından Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslâm İlmihali Bu eserlerin "Abdest" bahislerine bakılabilir. 12-Prof. İbrahim Canan'ın Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi (4/289), 13-Ibn-i Abidin Tercümesi, (l /l 10, 1/217), 14-İmam Gazâlî Hazretleri'nin İhya u Ulûmiddin Tercümesi (1/797), .15-Kur'an İlimleri Ansiklopedisi ismiyle tercüme edilen İtkan Tercümesi (2/444).

Okuyucularımıza kolaylık bakımından Türkçeler bana göre daha mühim..."Abdestsiz olarak Kur'an'a dokunulamayacağı"nı yazan eserler bunlardan ibaret olmayıp, eski yeni birçok eserlerde bu hüküm tekrarlanmaktadır.Esasen, "El ârîfü yekfihil işâre" kabilinden, tek bir eserde bile yazılı olsa -niyet kabul etmekse-, bu hükmü kabul etmeye o tek eser dahi kafidir-. Daha fazla eser ismi istenirse önümüze Süleymaniye Kütüphanesindeki kitapları da yığsak, -şazlar hariç- "Kur'an'a dokunmak için abdestli olmak şarttır" hükmünden başka bir şey bulamayız.Prof. Hüseyin Algül, Prof. Yunus Aydın, Prof. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof. Mehmet Erdal, Prof. Ömer Faruk Harman, Prof. Ahmet Saim Kılavuz, Prof. Süleyman Uludağ ve İrfan Yücel'den meydana gelen heyetin hazırladığı ve Prof. Hayrettin Karaman, Ali Bardakoğlu ve . H. Yunus Aydın'ın gözden geçirdikleri İLMİHAL İman ve İbâdet isimli yeni eserde bile, Sünnî mezheplere göre "Abdestsiz olanların Kur'an'a dokunamayacakları" vurgulanmaktadır. (1/196)

Sünnî âlimlerin asırlardan beri bize ulaşan kitaplarındaki, "Abdestsiz olarak Kur'an'a el dokunulamaz" hükmü ortadayken, "Bu mesele de nereden çıktı?" şeklinde bir itirazın, Müslümanları şüpheye düşürmekten başka bir şeye yaramadığı görülüyor.Âlimlerde, ilmin verdiği bir vakar bir ağırlık aranır. Öyleyken, "Üçüncü, besinci sınıf ilmihaller" diye o kitaplarla dalga geçmek, üzücü ve incitici bir hal değil midir?Rica ederim! "Kur'an'a dokunmak için abdest almak şarttır" dedikleri, daha doğrusu bunu yazan âlimlerin yazdıklarını eserlerine aldıkları için, bir Ahmed Hamdi Akseki'nin, bir Ömer Nasuhi Bilmen'in ilmihalleri üçüncü, beşinci sınıf ilmihaller midir?..Müslümanlar hakkında reva görülen şu cümlelere de üzülmemek mümkün mü?

"Utanmadan yıllar yılı mezhepsizlik edebiyatı yapan mezhepçiler."
"Mezhepçilik yapan şarlatanlar sizi dolmuşa bindiriyor."
"Tulumbacı takımı."
"Dinini donundan biraz ciddiye alan bir Müslüman..."
"...bitli baklanın kör alıcısı."

Bu cümleler hiç de hoş ifadeler değil...

Geçmiş âlimleri kabul etmeyip, onların "Kur'an okumakla Kur'an'a dokunmayı birbirine karıştırdıklarını" ve bu hususta "tarihi" bir yanılgı içinde olduklarını" söylersek, bu mantığa göre, onların yazdıklarına nasıl güveneceğiz? Onların yazdıklarına, aktardıklarına güvenmezsek elimizde ne kalır?Esas mesele, mütekaddimîn ve müteahhirîn ulemânın kitaplarına itimat edip etmemek, kabul edip etmemek meselesi...Biz, hem itimat ediyor hem de o kitaplardaki meseleleri kabul ediyoruz.Tarihi bir yanılgı içinde olduklarını da kabul etmiyoruz....

Ali EREN


Ali Eren Bey birinci olarak

Ali Eren Bey birinci olarak yazınız ikna edici değil. Burda fikirler tartışılıyor kimin ne olduğu değil. Muhataba saygı diyorum. İkinci olarak araştırdığım kitaplarda kimin ne dediği araştırılmıyor. Konu ile ilgili delil aranmış .

bismisübhanehu.

haksız olanlar bugün ölsün DEMİYECEĞİM zira onların hidayetini istiyorum.rabbim hepimizi cennette buluştursun çocuklar.

Kur'ana temiz olanlar dokunabilir

Ebu Hureyre cünüp olarak Medine yol­larından birinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e rastlamış ve hemen sıvışarak gitmiş, yıkanmış. Peygamber onu araştırmış, Ebû Hüreyre geldiği zaman:

«Nerede kaldın ya Ebâ Hureyre?» diye sormuş. Ebû Hureyre :

«Cünüp idim. Yıkanmadıkça senin yanında oturmayı doğru bulmadım«; demiş. Bunun üzerine Resulullah: «Sübhanallâh! Mü’min (hiç) necis olmaz ki!« buyurdu. (Buhari, Gusül, 23; Müslim, Hayz, 371)

abdest

yeni mezhebin adını islamoğlu mu yaptığı içtihadlarla mezheb çıkarmış birsürü avamı var hangi fırkaya giriyor bilelim

Allah'a hamdolsun şükürler olsun.

Mustafa İslamoğlu'nun yazısına cevap yazan beyefendi ezberinin bozulmasının cevabını, Hz Ali'nin (R.A) Alim kimdir sorusuna verdiği cevap olan " Allah'ın kitabı Kur'an'ın önüne hiç bir kitabı koymayandır" sözüne itimat edip, Kur'an dan cevap vermeliydi. Düşünce ve akletme içermeyen Sığ bir yazı ile iftira edilmiş. Ömrünü Kur'an'ı anlamaya Kur'an la yaşamaya ve anlatmaya adamış olan Mustafa İSLAMOĞLU ve diğer alimlerimizden Allah istifade etmeyi nasib etsin. Rabbim vahiy ile bizleri inşa etsin. Kur'an ahlakıyla bizleri ahlaklandırsın.

bu meseleyi bu zamana kadarki

bu meseleyi bu zamana kadarki âlimler evliyalar anlayamamış larda mustafa islamoğlu mu anlamış. bu islâm âlimleri kur an ı kerimden konuşmuyorlardıda bu hükümleri kendi kafalarına göre mi yazıyorlardi. onlarca ehli sünnet alimi abdestsiz kur an ı kerim'e dokunulamaz derken yanılıyor yanlış anlıyor, ama islamoğlu işin doğrusunu buluveriyor öyle mi? Yapmayin lutfen. Bu din yobazina kanmayin

eger mutekaddimin alimlere

eger mutekaddimin alimlere guvenmiceksek elimizde ne kalir diyorsunuz elimizde ALLAHIN KITABI KUR'AN VAR DAHA NE KALSIN sonucta bu alimler Kur'andan konusmuyorlar mi KUR'AN yetmiyor mu

mezhep tartışması

YORUMLARIN BİR KISMINI OKUDUM. BAZI KARDEŞLERİMİZ BİR DİĞERİNE "MEZHEPSİZ" DİYEREK HAKARET ETME YOLUNU SEÇİYOR. BU NASIL BİR ANLAYIŞTIR? MEZHEPLER NE KUR'ANIN BİR ŞARTIDIR, NE DE SÜNNETTİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. AMA OLMAZSA DA OLMAZ. BU MEZHEPLERDEN BİRİSİNİN İÇTİHADINI KABULLENİP İSLAMİ HAYATIMIZI ONA GÖRE ŞEKİLLENDİRMELİYİZ. YANİ MEZHEPSİZ OLANLARI DA İSLAM DAİRESİNİN DIŞINDAYMIŞ GİBİ GÖRMEK GEREKİR Mİ, İYİ DÜŞÜNMEK GEREK. ZAMAN AYRILIK ZAMANI DEĞİLDİR. "MÜSLÜMANIM" DİYEN HERKES KARDEŞİMİZDİR. VARSA YANLIŞLAR, HESABINI ALLAH!A VERİR. ALLAH ADINA BİZİM (HÂŞÂ) HESABA ÇEKMEYE ÇALIŞMAMIZ ABESLE İŞTİGALİN ŞEDDELİSİ OLUR. MÜSLÜMAN FERASET SAHİBİDİR. ATTIĞI TAŞ ÜRKÜTTÜĞÜ KURBAĞAYA DEĞMELİDİR. SAYGILAR HERKESE...

mezhep tartismasi

Yorumlarinizi okudum Mezhepde olsa bazi ayrı ayrı dini görüş kurullari da olsa.Hepimiz müslümanız bir çatı altında toplanmaliyiz.Zaten yeterince dışardan müslümanları parçalamak isdeyenler var,bari siz yapmayın din kardeslerim. Allah (c.c.) Birdir Hz Muhammet (s.a) Onun kulu ver resuludur Hak din islam dinidir . Allah,a emanet olun

CVP:mezhep tartismasi

aynı çatı altında toplanmalıyızda zaten yerden bitme olan mustafa islamoğlu denen vatandaş.. dağdan gelip bağdakini kovma diye buna denir.. hem fitne çıkar sonra da gel birlik olak de

oh ne alaaa

saygı onu hakedene gösterilir

saygı onu hakedene gösterilir.kul hakkıyla nasıl bir alaka var anlayamadık açıklarsanız...
peygamberimiz kolaylaştırın derken; namazı, abdesti ve diğer ibadetleri budayın demedi. Binlerce islam alimi evliyası geldi geçti bunların farkına varamadı da sevgili hocanız mı vardı? Birçok alim,hoca geçinen varki daha taharetlenmekten haberi yok.Hocanıza sorun bakalım: İslamın,imanın şartlarını biliyormu,32 farz ,54 farz, allahın sıfatları,helalden haramdan haberi varmı? namaz nasıl kılınır? oruç nasıl tutulur?namazı orucu bozan şeyler nelerdir?hayız nifas bilgisi varmı hangi mezhebe mensub belli mi? Hocalık alimlik silsile yoluyla gelir,o da ehli sünnet vel cemaatten olan alim ve evliyalarla olur.ehli sünnetten kıl kadar ayrılanların her sözü zehirle kaplanmış şeker gibidir. Hoca dediklerinizi iyice araştırın. Kendi aklından hüküm çıkaranlardan uzak durun

CVP:saygı onu hakedene gösterilir

Hem doğru bişiler yazıyorsunuz hem de altında arkadaşlık görüntülü sitenizin linkini ekliyorsunuz. bravo :)

Mustafa hocamın önceki bu

Mustafa hocamın önceki bu yazısını okumamıştım art niyetlede paylaşsanız ben istifade sağladım alacağımı aldım neymiş bu hoca düşmanlığı kaynak çokmuş olabilir önemli olan sahih kaynak hade onuda geçin imamların tavsiyesni farz ediyorsunuz onuda geçin burda diğer müslüman kardeşlerinize hakaret ediyorsunuz bu da farz mıdır kafana yatmayan birşey söyleyen müslümana hakaret edeceksin?

Vehhabiliğin Türkiye

Vehhabiliğin Türkiye versiyonluğunu üstlenen fırakı daaallenin konuşmalaraına cevap vermeye değmez. Vakdi nakdi azizi mezhepsizlere ayırma hocam. Allah razı olsun.

Akit

KURAN ABDESTSİZ TUTULABİLİR ZEHRİNİ NERDEN YEDİ BUNLAR ... BU İŞİ OSMANLI BİLEMEDİDE BU 3-5 ZEVAT MI BİLDİLER ?

Sakın yanlış anlaşılmasın

Sakın yanlış anlaşılmasın maksadımız. Sivasın manevi büyüklerinden İsmail Hakkı TOPRAK K.S. bir talebesine ismini sorar genç: "MUHAMMED" der. Mübarek yerinden kalkar
-Hele sen dur ben bir abdest alayım. Der.
Sebebini sorar Talebe
Aldığı cevap manidardır.
-Senle sohbet ederken Allah Resulunun MUHAMMED (ALEYHİSSELAM) adını abdestsiz söylemekten haya ederim.
Kaldıki Kur'an-ı Azimüşşanı Tutmaktan bahsediyoruz Allah Kelamını

Sen "MUHAMMED" yazarken

Sen "MUHAMMED" yazarken abdest aldın mı ?

CVP:Sen "MUHAMMED" yazarken

cılkını çıkarmayın. o küçük beyninizle büyük laf ettiğinizi sanıyorsanız terazinizin üzerine çıkıp bu lafınız kaç kilo gelmiş tartınız. eğer bir 5-10 kilo geliyorsa bu lafınızın ağırlığı almıştır abdestini

allah ıslah etsin

selamun aleyküm,herkes yazıyı okumuş okadar yorum yapılmış ama sadece bir iki arkadaş art niyetsiz konuyu anlamış ve anlatmış,kuranı kerimde allah haddi aşanları sevmez ayeti geçer haddi aşmak allahın farzlarını azaltmk olduğu kadar arttırmaktırda,kurandan gösterilen tek delil sadece yorumdur ama gerçek değil,şunu hiç bi zaman unutmayın kimin sölediği önemlidir ama ne söylediği ondan daha önemlidir.herhangi bir şeyin hükmü kuranda yoksa o ne farz nede haramdır,hüküm verme yetkisi yalnızca allahındır,bu konu ancak edep saygı konusuna girerki onunda farz ve haramla bi alakası yoktur.ali eren bey haram demiş haddi aşmış mustafa islamoğlu bey ise haklı olarak tepki vererek uslubunda abrtı olmasına rağmen söylenmesi gereken cevabı vermiş.asıl facia ise buna verilen cevap tamamen yargısız infaz at gözlüğü denen şey bi olayı ancak bu kadar anlatabilirdi,mustafa islamoğlu abdestsiz okuyun demiyor dikkat edin sevgili müslümanlar,haram değildir diyor,abdest sadece namaz için farzdır gerisi fazilettir sünnettir edeptir ve hiç kimse bunları yapmıyor diye günaha girmez örnek vermek gerekirse nafile namaz kılmayan günaha girmiyorsa (tabiki kılınca sevabı ve fazileti büyüktür)buda ve bunun gibi konularda böyledir,her şeyin en iyisini allah bilir allah bizleri kuranı abdestsiz tuttun diye hesaba çekmez ama kuranı hakkıyla kudunuzmu okuduğunuzu hakkıyla anladınızmı anladığınızla amel ettinizmi,amelinizi ne niyetle yaptınız, verdiği aklı hakkıyla kulanndınızmı yani o akılla hakka ve hak olan gerçeğe ulaştınızmı diye hesaba çekecektir bundan emin olun ona göre düşünün ona göre anlayın ona göre konuşun,allah hepimize hidayet nasip etsin ve hep beraber allahın ipine sımsıkı sarılanlardan eyslesin.ŞU AYET NE KADARDA MANİDARDIR---ALLAH PİSLİĞİNİ AKLINI KULLANMAYANLARIN ÜSTÜNE SAÇAR--- selam ve dua ile

kuran ve biz

son bir ay içerisinde kaç hata yaptık diye soralım kendimize
samimi olarakta cevap verelim.Her iki hal üzerinde olanda biziz.

elimize kuranı aldığımızda her şeyden kesilmek üzere bir
sorumluluğumuz var önce bir baş başa kalmayı deneyelim
yaratan ve onun kelamı ile, sonra hayatımıza bakalım biz ne
kadar samimiyiz diye. cevabı kendimiz vereceğiz.

Yapamayacağınız şeyleri neden söğlüyorsunuz sorusunu
söğlediğiniz her sözün başına korsanız ne kadar söz söğlersiniz acaba.

düşündüren Kuran a
düşündürmek için gayret sarfeden samimi kuran doslarına selam olsun
Allah hepimizin yardımcısı olsun

ALLAH'ın kitabını abdestli

ALLAH'ın kitabını abdestli okusak ne kaybederiz ??? şimdi şöyle düşünün iyi veya kötü burda herkesin yolu mahkemeye düşmüştür ( maliye,icra,fatura, vs.vs.vs) ne yapıyoruz hakimin karşına gitmeden önce? güzel giyiniyoruz sakal traşı oluyoruz temizleniyoruz hatta ve hatta mahkemenin iyi ve olumlu gitmesi için abdestini alıp duasını ederek gidenler vardır ki buda normaldir.... ama anayasa da bunlar zorunlu değildir nasıl istersen öyle git... lakin ince bir husus var hakim insiyatifi. hakim şöyle bir bakar sizi gravatlı traşlı temiz gördümü daha farklı bakar.... şimdi kainatın hakiminin anayasası olan kuranı kerimi abdestli okursak ne kaybederiz?

Abdestli olursak daha fazla

Abdestli olursak daha fazla sevap alabiliriz.
Abdestsiz olarak dokunursak günah kazanmayız.

Tartışma bu. Abdestli iken Kuran okumayın Kuran'a dokunmayın diyen yok zaten.
Konu Kur'ana dokunurken abdestli olmanın farz olup olmadığı.

Yani bir insanın kuşluk vaktinde nafile namaz kılmasının sevab olup olmaması değil mesele. Bunun Allah'ın emri olup olmadığı konusudur.

CVP:Abdestli olursak daha fazla

tabiki allahın emri. fakat kuş beyinliler nasıl anlıyor bu emri sorun o..

Beyinlerinin kapesitesini göremeyenler AYETLERİ nasıl görsünler.

temiz olarak yaklaşmamız isteniyor. dahası ne olsun.

sorunun özü ise şu: ehli sünnetin bu konudaki hassasiyeti açık ve nettir. karşı taraf ise aynı safta olmadığını göstermek için İNKAR ETMEK zorunda! başka seçeneği yok..

kuran ve abdest

istefti kalbike,fein eftaakel meftuun.yani fetva verericiler(müftü gb) fetva verse de sen kalbinden iste.

en önce rehberimiz kuran

en önce rehberimiz kuran bişey yapılması gerekirse kuran bunu bize bildiriyor namaz için abdest almak geçiyorda kuranda kuran okumak için niçin geçmiyor mustafa islamoğlu gibi bilim adamları yalan söylüyor siz doğrusunu biliyorsusnsz öylemi allah size akıl fikir versin duyduğunuza değil delillerle gördüğünüze inananın saygılar....

CVP:en önce rehberimiz kuran

Tuttumuşsun bir nakarat gidiyorsun.. Kaç tane ayeti okuyabiliyorsun da ötüyorsun? Bir iki meal karıştırıp oradan anladığı ile yumurtlamaya devam edin siz..

Yok afendim abdest sadece namaz içinmiş, kuranda öyle geçiyormuş.. Al oku o zaman. Bu kadar mı gerizekalısınız siz?

Vakıa suresi:

56:77 - O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
56:78 - Korunmuş bir kitaptadır.
56:79 - Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
56:80 - (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
56:81 - Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Bu ne, bu? kör müsünün? Allah temizlenmeden el sürme diyor. Daha ne istiyorsun? Kuranı kerimi abdest alıp okumamak için bin dereden su getirtiyorsunuz. Yazıklar olsun. Abdest almak bu kadar mı ağır gelir insana?

Arkadaş bakalım kör

Arkadaş bakalım kör olmayanlar nasıl görüyor. Mustafa İslamoğlu Hoca derki; Allah'ın gör dediği gibi görün. Parmağa değil parmağın gösterdiği istikamete bakın.
Ayetler anlaşılabilmesi için bağlamına bakılır. Yani siyak ve sıbakına. Geliş ve gidişine. Önceki ayetlerine ve sonraki ayetlere.

Bold yazdığın ayetten bir öncekine bakalım. " Korunmuş kitabtır. " ve " Ona temizlenenlerden başkası el süremez. "

Şimdi birisi abdest almadan yada gusül almadan Mushafı eline alabilirseki; dünyada bir çok insan gusülsüz bile dokunmuştur el sürmüştür. Haşa Allah bu mushafı koruyamamıştır.

Senin okuman böyle
Benim okumam ise O kitabın Lefhi Mahfuzda korunmuş ve temiz olan melekler ile nüzul ettiriliyor. Temiz olmayan cin ve taifesi bu işe karışamıyor.

Allahu a'lem.

CVP:Arkadaş bakalım kör

m.i. tam bir laf cambazıdır. GDO lu ürün gibidir. bütün kelimelrin DNA ları ile oynamakla meşgul..

parmak ehli sünnettir. işaret ettiği şey kuranı kerimi dört dörtlü yaşayabilmektir.. eğer işaret edilen noktayı görmek istiyorsan önce o parmağı görmen lazım..

bir ayeti ancak bu kadar tahrif edebilirsiniz. kardeşim siz şii bozmaları abdestsiz istediğinizi yapın. ama bırakın ehli sünnet yani biz sunniler de kendi istediğimiz gibi yaşayalım

anlayana

Kur'an bizim başımızın

Kur'an bizim başımızın ucundadır yastığımızın altındadır hayat kitabımızdır abdestli ve yahut abdestsiz biz rabbimizle konuşuruz.Kur'anı yüreğinden okuma ihtiyacı içerisinde bulunsaydınız hocamızın ne demek istediğini de anlardınız.Sözlerinize dikkat edin üsturuplu konuşun

Temizlenmek demek sadece

Temizlenmek demek sadece abdest demek mi?
Temiz akıl sahiplerindeki temiz akıl da suyla mı temizlenen cinsten?
Allah'ınızı severseniz Kuran'dan ayrılmayın, Kuran'a yapışın...

“Ona ancak temizler

“Ona ancak temizler dokunabilir” manasındaki Vakı’a suresinin 79. ayetinin Mushaf’a abdestli dokunmakla hiçbir alakası yoktur, zira:
1) Bu ayet indiğinde elde henüz kitap denilecek
bir “Mushaf” bulunmamaktadır.
2) O dönemde henüz abdesti farz kılan Maide 6 inmemiştir.
3) Ayetin hitap bağlamı mü’minler değil kâfirlerdir.
4) Ayetin konusu insanlar değil cin ve melek gibi görünmeyen varlıklardır.
5) Ayetteki temizlik maddi değil, Al-i İmran 55, Enfal 11, Tevbe 103 gibi bir çok ayette kullanıldığı üzere manevi temizliktir ki,
vahyin sayfaları da “temiz sayfalar” (98:2) olarak anılır.
6) İnşa değil haber cümlesidir;
yani “dokunmasın” değil istese de “dokunamaz” denilmektedir
7) Ayet ahkâm ayeti değildir, çünkü Mekke’de inmiştir.
8) Meknun kitab, yani “saklanmış kitap” elle tutulup
gözle görülemez.

Kur'ana hürmet hepimizin

Kur'ana hürmet hepimizin öncelikli gayesidir bir müslüman olarak. Fakat bir davranışın hürmeten yapılması ile o davranışın farz olarak yapılması farklı şeyler. Bir amelin farz olması için subutu kat'i manaya delaleti ile de kat'i bir delil ile nass da zikredilmesi gerekir. Şimdi "O'na temizlenenlerden başkası el süremez" ayetinde geçen temizlenmek ifadesinin müteşabih olduğu ortadadır. Temizlenmek derken abdest alması gerekenler mi, gusul alması gerekenler mi, yoksa -kafirlerden necis diye bahsedilir kura'anda- bunun karşıtı olarak temiz olanlar anlamında müslüman olanlar mı kastediliyor ? bu anlamda ayet tek bir manaya delalet etmezken namaz abdestinin kastedilerek farz kılındığını kesin olarak anlamak mümkün görünmemekte. Ayrıca bir ibadet olan Kur'an okumanın Ona dokunmadan abdestsiz olarak yapılabilmesi ama ibadet olmayan dokunmanın abdestsiz yapılamaması da ayrı bir çelişkidir. Ayrıca abdest ile ilgili maide suresinin 6. ayeti medine döneminde inmişken verdiğiniz ayet mekke döneminde daha önce inmiştir. Daha abdest farz olmamışken, mekki bir ayette nasıl abdest Kur'an okumak için farz kılınabilir? Öyleyse burada temizlikten kastedilen daha farklı bir temizliktir. Hürmeten abdestli olmak iyidir fakat fakat farz olmayan bir şey için insanlar buna zorlanırsa ve bunun neticesinde insanlar kurandan uzaklaşırsa bunun sorumluluğunun da ciddi olacağını düşünüyorum. Saygılarımla...

CVP:Kur'ana hürmet hepimizin

Kesin değil diyorsunuz; Temiz olmayı istediğin gibi yorumlayabilirsin. Sonuçta seni tutan kimse yok. Bu bir hastalık haline geldi. İslam alimleri bunu nasıl değerlendirmiş diye araştırıp öğrenmek yerine ben böyle yorumluyorum demek daha kolay geliyor insanlara..

1400 yıldan beri bilinen

1400 yıldan beri bilinen sünni alimlere muhalif türedi isimlerin bu yorumlarını görünce benim aklıma ingiltere ve israil geliyor.

1.sunni alimler 1400 değil

1.sunni alimler 1400 değil 1000 senedir var.O zaman da yahudiler vardı. İmamı azama da türedi,reyci reformcu suçlaması yapmadılar mı? O zaman bırak israili Kurana bak

VAKIA SURESİ 79.AYET

Selamün Aleyküm. Rabbimizin Kur'anda gusul abdesti almamız gerektiği ve namazdan önce abdest almamız gerektiği ayetlerini kabul etmeyen yok. Bir müslüman abdestsiz mi olmalı ki bunun tartışmasını yapıyoruz. Abdestsiz olana yüce Rabbimiz manen temizliği nesib eder mi? Namaz kılmayana Kur'an okumayı nasip eder mi? Abdest almayana namaz kılmayı nasip eder mi? Delil mi arıyorsunuz? Rabbimizin ayetleri yeterince açık ve emirdir. Bir müslüman temizlikten ne anlıyorsa O dur. Akıl ve irade vermiş. Kullanmayı bilin. İsteyen istediği gibi eline alsın ve okusun. "Rabbinizden size indirilene uyun, ondan başka velilere uymayın."

Benim anladigim, bizim saygi

Benim anladigim, bizim saygi gösterdigimiz veya göstermek istedigimiz kuranin arapcasimi(yani arapca harfler, elifba) yoksa asil kuranin icerigi olan ilahi mesajlarmi. Misal veriyorum, telefonuma kuran uygulamasi yükledim veya bilgisiyardan kuran okuyorum, o halde telefonuma veya bilgisayarima abdestsiz dokunamam. Ali Eren beyin yazisina göre bu durum böyle. Allahu Teala "yas ve kuru hersey kuran-i mübinde vardir"(enam,59)diye buyuruyor. Baska bir yerde söyle geciyor: "Biz kurani sana herseyin apacik beyani olarak indirdik"(nahl,89). Simdi hersey apacik ken, bu kadar önemli bi konuda allahu tealanin soru isareti birakacagini düsünemiyor ve buna ihtimal veremiyorum. Ayrica abdestin farz kilindigi (Maide,6) ayette zimnen "namaz kilmak icin abdest al" deniliyor.
Kurana abdestsiz dokunulmaz yorumu (yorum! kurani emir yok ortada) vakia suresinin 79. ayetine binaen veriliyor. bu ayet nazil oldugunda ortada ele alinacak bi mushaf yok ve abdest henüz farz degil (Maide,6 nazil olmamis). Bu iki tespit bana gayet mantikli geliyor; uygularim veya uygulamam, bu benim sorunum/görüsüm. Kendi fikrimi kimseye dayatma gibi bi niyetim yok, karsi tarafdan da ayni hosgörü umulur. Cünkü sunun bilincinde olmaliyiz: "farz" olan bir emre "farz degil" demek neyse, "farz" olmayan biseyede "farz" demek odur.
dua ile

CVP:Benim anladigim, bizim saygi

Güzelim yorumun vizon teledeki zeki müren de bizi görecek miye benzemiş. telefon denen alet digital veridir. Tıpkı senin bir ayeti ezberlemen gibi.. beynine de biyolojik veri giriliyor. Bir hafıza saygı göstermek ya da digital kuran verisinden dolayı telefonu pcye saygı göstermek sana kalmış birşey ancak,

Kağıt baskı ise farklı şeydir. TV deki zeki müren ya da başbakan seni göremeyebilir donsuz da izlersin o senin tercihin ancak kağıt baskı gerçektir. başbakan karşında dursa herhalde bacak bacak üstüne atıp donsuz karşısında oturmazsın değil mi?

Abdestli kuranı kerimi dokunmak elle tutmak bütün islam alimlerince kabul gören bir gerçektir. Bu o kitaba verdiğin önemin bir göstergesidir. Abdest dtemizliğin sembolüdür. Müslüman zaten abdest gezmemeli. Abdestli olmak sünnettir. Abdestsiz gezen adamın zaten kuranla da işi olmaz. Henüz daha islamın özünü kavrayamamış demektir..

İşte islamın özünü kavrayamadıktan sonra senin yorumuna benzer yorumların gelmesi normaldir..

Bir kere senin yazına

Bir kere senin yazına başlanfıç şeklin niyetinin ne olduğunu ele veriyor. Kullandığın kelimeler ne bu tartışmanın özüne uygun ne de bir müslümana yakışacak kelimeler. Şimdi tutmuşsun o telefondakiler digital veri Kitaptakiler yazı diye. Yazılar gerçek Kur'an da Telefondakiler sahtemi acaba. Hz. Peygamber'in (sav) Kur'an'ı ezberindeyken vahiy katiplerine yazıya geçirttiğini umarım biliyorsundur. Senin mantığa göre giderserk o zaman ezberdeki Kur'an daha gerçek olmuyor mu. Bence bu boş tartışmaları bırakta şu ağzına bi abdest aldır önce.

CVP:Bir kere senin yazına

Gördüğün gibi güzelim ile başladı diye ağzın bozulduğunu etik bir yazışma olmadığını düşünmektesin. Herhangi bir konuda bile tartışırken, yazarken ya da okurken saygıyı ararken ALLAH'ın kitabını okurken saygıyı eksik mi edelim?

Sen kul iken, senin iki kelime cevap verenden bunları beklerken sadece kuranda yazana bakarım dediğin yüce kitabımıza mı abdestsiz, taharetsiz pislik içinde dokunmayı mı normal görüyorsun?

Nasıl ki bugün buradaki senin yukarıdaki yorumunu beğenip bir başkası başka sitelerde paylaşıp seni bir düşünür olarak kaynak gösterek aktarması normalse.. benim de burada islam alimlerinin görüşlerini aktarmam o kadar normaldir.

Nasıl ki burada sen kendi zeka ve aklının alabildiği kadarı ile kavradıklarını burada yazıp bizi ikna etmeye çalışıyorsan, ve sonra senin bu kavradıklarını doğru kabul edip başkaları paylaşabilecekse, biz de bir başkasının ilmi ile kavrayıp böyledir dediklerini kabul edip paylaşabiliriz... Bunları kimse sınırlayamaz..

Ya da ben de senin yaptığın oturup kaynak belirtmeden kendim keşfettim e = mc2 diye romayı yeniden feth etmeye çıkabilirim.. Çünkü sen ben kurandan çıkardım kurana baktım oraya göre hükmediyorum diye ortaya attıklarını aslında KABUL ETTİĞİN fakat ismini burada yazmak istemediğin kendine göre İSLAM ALİMİ olan kişilerin görüşlerini aktarmaktasın..

Digital mevzuya gelince, saygı ve hürmet kimseye zarar getirmez.. tam tersi kazandırır. 21.yy da yaşanan bir sorun olduğu için islam alimleri bu mevzuda da araştırmalar yapıp doğru olan sonuca varacaklardır.

benim anladığım bizim saygı'ya cevap

S.A
Burada problem şu,''bütün islam alimlerince''ifadesi.
Bizim tek kaynağımız Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisi şeriflerdir.
Hadislerdeki şüphe ve inanılmaz çelişkiler dolayısıyla ilk bakılacak yer doğal olarak Kur'an-ı Kerim kalıyor.
burada hep denen asırlardır bu böyle alimler böyle demiş.Beni ilk bağlayan Allahın emridir dememiz gerek.
Bir de mantık olarak bakarsak,zaten dokunmayı yasaklamak saçma çünkü o dokunduğun şey kağıt parçası,asıl Allah kelamı olan içeriği değil mi?
İşin komikliğine bakın ki ayetlerin içeriği ve okunması serbestken sadece dokunmayi yasaklıyorlar.Kuran-ı Kerimde abdest yalnızca namaz kılmak için farz kılınmıştır.dini emir koymak sadece Allaha aittir,yorumla yapilamaz.Bahsettikleri hadislerin tümü de derece olarak asla sahih de değildir.İslam hiç bir zaman okumanın önüne engel şart vs koymaz.çünkü Kuran başucu kitabıdır ve gece gündüz her an el altında olup defalarca sık sık bakmak gereken bir durumda olmalıdır.sık sık gidip abdest almak gerektiğinde ise insan tembellik yapıp erteler ve öğreneceği şeyi öğrenemez zaten.Hem akla hem vicdana aykırı olan ve "oku" farzına(emrine) böyle bir farzın şart olarak getirilmesi için mutlaka ayet gerekir.Bu hiç yorumla olur mu?Abdestsiz oruç tutabilir'zekat verebilir,tavaf hariç hac edebilirsiniz.Yani namaz hariç hemen her ibadeti yapabilirsiniz ama ilk emir olan "oku"mayı yapamazsınız demek insafsızlık.Bunu hUrmetle de açıklayamazsınız,hürmet için zorlama olmaz ki.åma hürmet için abdest de alıyorsa daha çok sevaba girebilir ama bu mecbursun anlamına gelmez.Asırlardır,şu kadar yıldır diyerek gelenekselleştirilmiş islam diye anlatılan zorlaştırılan ciltler dolusu şüpheli yorumları bırakıp Kur'an-ı Kerim'e dönmeliyiz.Korkmayın Allah hepimizin anlayacaği sarihlikte indirmiş ayetlerini.Bitirmeden bir de lütfen atalarımızdan biz hep böyle gördük türünden asırlardır bu hep böyleymiş türünden diyerek algılamayalım islam'ı.Böyle düşünmek islamın ruhuna çok ters.Saygilarımla,hakkınızı helal edin.

CVP:benim anladığım bizim saygı'ya cevap

çişin kakan geldiğinde o tuvalete gidiyor ve çişini yapıyorsan ABDEST almak mı zor geliyor sana.. Alt tarafı bir abdest alacaksın. lafı eveleyip gevelemeye hiiiç uğraşma.. bu kadar mı ağır geliyor abdest almak. Abdest almamak için bin dereden su getirtiyorsunuz. Yazık yani..

yok kağıt parçasıymış. dür bük bir de taharetini yap o zaman!! madem kağıt parçası? hiç mi allahtan korkmazsınız. Sen cenabet olarakta alır okursun bu mantıkla.. utanma duygusu da kalmamış insanlar cok yazık!

alt tarafı saygı hürmet deniyor.. vahhabi araplar gibi başına yastıkta yapıyorsundur kuranı kerimi.. Bayrağına saygı duyan bir türk toplumunden yüce kitabına mı saygısızlık yapmasını bekliyorsunuz? yazıklar olsun..

"Utanmadan yıllar yılı

"Utanmadan yıllar yılı mezhepsizlik edebiyatı yapan mezhepçiler."
"Mezhepçilik yapan şarlatanlar sizi dolmuşa bindiriyor."

Bu laflardan pek gocunmusa benziyorsunuz Ali Eren bey. Hayirdir? Isinize gelmedi galiba?!!!

Zaman'in arsivine gittim;

Zaman'in arsivine gittim; Mustafa Islamoglu ilgili birsey geçmiyor bu yazida.
Bu yazi Ahmed Sahin'e ait.

CVP:Zaman'in arsivine gittim;

Sayfada birden çok kişinin yazısı yer verilmiş. Ahmed Şahin'in yazısına Mustafa İslamoğlu eleştirmiş. Mustafa İslamoğlunun yazsını da Ali Eren eleştirmiş. Bu sayfada her üçü yer verilerek okuyucuya bırakılmış

Hep Kuransız fetvalarla din

Hep Kuransız fetvalarla din konuşuluyor.
Kuran hep kenarda,
Hep çekiştirme
Kendilerini hep doğru, başkalarını hep yanlış görme
Kuran değil gelenekler hep ön planda
Falanın filanın görüşleri
Gıybetin ne olduğunu herhalde okumuyorlar
Tabi
Kendileri gibi düşünmeyenleri müslüman görmeyince

neyse Kuran da
Peygamberimizin . kavmim kuranı kenara bıraktı diye şikayetçi olacağı bildiriliyor
Bana mahşer günü falan filan kitabı neden okumadın diye sormayacaklar
Ancak Kuran için ince ince sorguya çekileceğim
Birde emeviler zamanını abbasiler zamanını araştırmadan yeterli doğruyu buldun diyen aldanır.

Benim tavsiyem biraz geniş yönlü bakmasını bilmeli

6/ 159. Dinlerini parça/ parça edenler ve grup/ grup ayrılanlar var ya, senin hiç bir şekilde onlarla ilgin yoktur. Onların cezalandırma işi Allah’a aittir. (Enam 159)
AÇIKLAMA:
1. Dini Liderlerle Ayrılık: En üstün, en doğru, en iyi bilen, kusursuz, Allah’tan mesaj/ ilham/ vahiy alan, Kuran’a uymayan fikirlerine gelince, “ONLARIN BİLDİĞİ VARDIR” olarak anlamaya çalışan
Geleceği ve geçmişi bilen, kalpleri bilen, tasarruf sahibi olarak görenler bir kez daha düşünmelilerdir.
2. Liderlerle Ayrılık: Liderlerini ve fikirlerini en doğru olduğuna inanarak ayrılanlar. Tâğut liderlerin tarafında olanlar.
3. Irklarla Ayrılık: İsrail oğulları gibi ırklarını üstün ve özel sayarak ayrılanlar.
4. Mezheplerle Ayrılık: Mezheplerini en üstün ve en doğru sayarak ayrılanlar.
5. Kendilerini yeterli görenlerin ayrılığı
6. Kıskançlık ve gururdan dolayı ayrılanlar
7. Kuran’ı kenara bırakan ayrılıklar
Hangimiz bu ayetin anlattığına giriyoruz diyerek, herkes kendini hesaba çekmelidir

kur'an

esselam...RABBİMİZ TEALA ALİ EREN EFENDİDEN RAZI OLSUN.HAK VE HAKİKATI APAÇIK KAYNAKLARIYLA BELİRTİYOR.KURANI KERİM E MÜSLÜMANLARIN KUTSAL KİTABINA GÖSTERİLMESİ GEREKEN SAYGIYI DA EN GÜZEL ŞEKLİ VE KAYNAĞIYLA İFADE EDİYOR.SÖZLERİNE KATILIYORUZ.ALLAH RAZI OLSUN.VESSELAM...

bu konuda ali eren hakli

bu konuda ali eren hakli olmakla birlikte daha dikkatli bir uslup kullanabilirdi.

ALLAH RAZI OLSUN BU

ALLAH RAZI OLSUN BU SİTEDEN...Susuz bırakılmak istenen gönüllere şifa olucaksınız inşAllah...Rabbim gayret kuvvet ve ilminizi artırsın...
Selametle kalın...

MasaAllah İslamoğlu

MasaAllah İslamoğlu herşeyi çözdü. Ülkeye İslam hakim oldu. sıra buna geldi. İşleri güçleri halkın, vatandaşın aklını karıştırmak. gündem oluşturmak. Açıklama yapmaya gerek yok, herkes bulmuş bir yol gidiyor. Ne yapalım Allah Aklımızı ve imanımızı korusun.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

DOĞRULAMA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğün harfleri sırayla yaz
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar