Tevrat

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Tavşan, Yahudi ve Hurufiler

Tavşan yemek helaldir. Çünkü, Peygamber efendimize tavşan eti kebabı hediye getirdiler. Eshabına, (Bunu yiyin) buyurdu (Mecma'ul-enhür)

Tevrat'ta tavşan yenilmez, dediği için, yenilmez demek yanlıştır. Tevrat'a uymamız emredilmedi. Kur'an-ı kerim, Tevrat'ın çok emirlerini nesh etmiş, yürürlükten kaldırmıştır. Hem de bugün, doğru Tevrat hiçbir yerde yoktur. Yahudi İbni Sebe yolunda olan Hurufiler, onun gibi, tahrif edilmiş Tevrat'ı ölçü kabul ediyorlar. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Sizde bulunan Tevrat'ı, Allahın birliğinde ve azap ve sevap ve iman bilgilerinde doğrulayan Kur'ana inanın!) [Bekara 41]

(O Kur'an haktır. O zamanda bulunan Tevrat'ı tasdik eder.) [Bekara 91]

İlahî Kitaplar

İlahî kitaplar Allah kelamı olmak bakımından aralarında farklılık bulunmamasına rağmen, hacimleri ve hitap ettikleri kitlenin büyüklüğüne göre, suhuf ve kitap olmak üzere ikiye ayrılırlar.

a) Suhuf

İSLÂM DÜNYASINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR

Yedinci yüzyıla kadar Hristiyanlar, bir yandan kendi iç problemleri ile uğraşırken, öbür yandan dinlerini yaymak için azamî gayreti göstermişler ve ulaşabildikleri her yere Kitâb-ı Mukaddesi yaymaya çalışmışlardır. Hristiyanlar bu çalışmalarında oldukça başarılı sonuçlar almışlar ve dinlerini Asya, Avrupa ve Afrika'da hızla yaymışlardır. Ancak yedinci yüzyılın başında Hristiyanlığı yayma çalışmaları çok ciddi bir engelle karşılaşmıştır. İslâmiyetin ortaya çıkışı ile bu hızlı yayılma birdenbire durdu ve kısa süre sonra da Asya ve Afrika'da gerilemeye başladı.

ESKİ AHİD

Hristiyanların, Hz.İsa'dan önce gelmiş olan Yahudilerin kutsal kitaplarını aynen kabul ettiklerini biraz önce belirtmiştik. Ancak Yahudiler kendi kutsal kitaplarına Hristiyanların dediği gibi, "Eski Ahid" ismini asla vermezler.Yahudilere göre Hz.İsa asla bir peygamber değildir, ona Allah tarafından hiçbir kitap gönderilmemiştir. Bundan dolayı Allah ile onun arasında yeni veya eski hiçbir sözleşme olmamıştır. İlâhî sözleşme tektir ve bu sözleşme, Allah ile Hz.Musa arasında Tur-ı Sina'da yapılan sözleşmedir. Dolayısi ile bu sözleşmeye "Eski Sözleşme" (Eski Ahid) demek tamamen yanlıştır, ikinci bir sözleşme olmamıştır ki, ona eski sözleşme denebilsin.

İçeriği paylaş
Google
 

Sponsorlu bağlantılar

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Son yorumlar