selefe bağlılık
SELEFİLİK İTİKADI BİR MEZHEP MİDİR?
Submitted by Deniz on Salı, 2007-09-04 21:50Nazariyede doğru kabul edilebilir gibi görünen, fakat pratikte yanlış neticelere sebeb olan hükümlere “Paradoks” denilir. Bu hal, insan aklının kendi kendine kurduğu bir tuzaktır. Muhakkak ki her mü’min; Resûl-i Ekrem (sav) ve Ashabının takip ettiği yolu (yani Asr-ı Saadeti) esas kabul eder. Ehl-i Sünnet ve’l cemaate mensup olabilmenin ilk şartı budur. Son yıllarda “Selefilik” adı altında; herhangi bir usule bağlanmayı ve müctehid imamlara tabi olmayı hakir gören bir akım teşekkül etmiştir. Daha ziyade sloganlarla ve suçlayıcı mantıkla yürüyen bu akımın, selefi salihin ile bir alakası yoktur. Bazen hak bir söz ile batıl murad edilebilir. Nitekim hariciler; “Hakem Hadisesini” bahane ederek ve “Hüküm ancak Allahû Teâla (cc)’ya aittir” diyerek, Hz. Ali (ra)’yi küfre düşmekle suçlamışlardır. Bunu duyan Hz. Ali (ra): “- Hak bir söz!.. Ancak bununla batıl murad edilmekte” demiş ve üzüntüsünü beyan etmiştir.
İslâm teşri tarihinde; “Selefilik” diye bir mezhep ve usûl mevcut değildir. Selef-i Sali-hin’e muhabbet noktasında her mü’min samimidir. Bazı kimselerin “-Biz selefiyiz” diyerek, diğer mü’minleri “Selef-i Salihin’e muhalefetle” suçlamaları iftiradan ibarettir.
Son yorumlar
22 saat 56 dakika önce
1 gün 13 saat önce
1 gün 13 saat önce
1 gün 23 saat önce
1 gün 23 saat önce
2 gün 12 saat önce
3 gün 2 saat önce
3 gün 5 saat önce
3 gün 6 saat önce
3 gün 7 saat önce