muta nikahı

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

MUTA NİKAHI MODERN ZİNADIR

Bizim gençlerimizden bir sürü cahiller, dînin kisvesi altında fuhşun modern çeşidi olan mut'a nikahının helal olduğunu; ve mut'a nikahının sadece Hazreti Ömer radıyallahu anh tarafından yasaklandığını ileri sürmektedirler.

Dînî gayret ve salabetimizden tahammül­süz bir hale düştüğümden, bunun Hazreti Ömer radıyallahu anh tarafından değil, biz­zat Hazreti Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem tarafından yasaklandığını ve "mut'a"nın nikah olmadığını yazmaya; bir vecibe-i İslamiyeyi bildirmeye mecbur oldum.

"Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o ger­çekte bir hayasızlıktır; kötü bir yoldur." (EI-İsra-32)

Yani zinayı irtikab etmek şöyle dursun; gerek ona niyet etmek, gerekse başlangıç olabilecek sebeblere yapışmak suretiyle yaklaşmayın da.. (H.Basri Çantay)

İmam Malik, Buharî, Müslim ve daha bir­çok hadis imamlarının tahric ettikleri hadîs-i şerif aynen şöyledir:

"Gerçekte Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hayber gününde, kadınların mut'asını yasakladı. Ve ehli eşeğin etinin yenmesini nehyetti."

Dinimiz zahire göre karar verir

İbni Sebe diyor ki: Ehli sünnet, (Bir kimse, geçici bir süreyle evlendiğini içinde gizleyerek (örneğin bir ay sonra boşamak kasdıyla) bir kadınla nikâhlansa; bu nikâh caiz ve sahihtir) diyor. Bu nikâhın mütadan ne farkı var? Diliyle açıktan söylediğinde yasak sayılıyor da, içinden aynı şeye niyetlendiğinde neden caizdir deniyor?! Bu da bir cins müta değil mi?

CEVAP: Asla müta değildir. Bunun mütadan çok farkı var. Dinimiz zahire hükmeder, kalplerdekine göre hüküm verilmez. Müslümanım diyen müslümandır. Dinimizde bazen söze, bazen niyete veya işe itibar edilir. Niyetin geçersiz, sözün geçerli olduğu yerlerden bazıları şunlardır:

Mütada talak ve miras yoktur

İbni Sebe, mütada talak, miras yok diyen Ehli sünneti demagoji yapmakla itham ediyor. Müslümanla evlenen gayri müslim kadın da miras alamaz diyerek mütaya meşruluk arıyor.

CEVAP: Dinimiz, kitap ehli kadınla evlenmeye izin veriyor, ama miras alamaz diyor. Bu ayrı bir hüküm, istisnai bir durumdur. Müslüman kadının namaz kılma zorunluluğu vardır, içki içemez. Ama Müslüman erkekle evli Hıristiyan kadın, namaz kılmaz, içki de içer, domuz da yer, kiliseye de gider. Bunlar ayrı bir hükümdür. Gayri müslim kadın miras alamaz ama, bu adamdan olan çocuğu miras alır. Müta caiz iken bile, mütacıdan doğan çocuğu da miras alamazdı.

Hazreti Ali’yi sevmeyen var mı?

İbni Sebe, rafizi rivayetlere dayanarak diyor ki: Hz. Ali, (Ömer mütayı yasak etmeseydi, pek az kişi zina ederdi) demiştir.

CEVAP: Kesinlikle aslı olmayan uydurma bir rivayettir. Hâşâ Hz. Ali, iktidara geçince, insanların zina etmeye devam etmesini mi istedi de müta zinasını serbest bırakmadı? Hz. Ali’ye bu iftirayı yapanlar, kendisi buna iktidarında göz yumduğu için zinayı teşvik etti demek istiyorlar. Yani, Hz. Ömer’in vefatından sonra kendisi halife iken, mütanın meşru olduğunu niye ilan edip herkese duyurmadı? Duyurdu da Ehli sünnet hâşâ Hz. Ali’ye düşman olduğu için, biz müta yapmayız mı dedi? Bu rafizi rivâyetlerinin yalan olduğu her yönü ile bellidir.

Birbirlerini çok seven insanlar

İbni Sebe diyor ki: Mütanın ravisi Mutarrif, ehli sünnete göre, Buhari ve Müslim’in ortak ravilerinden çok itimat edilen kimse ise de, bizce o sabıkalı bir ravidir. Zira İmam-ı Ali’ye nefret dolu olduğu biliniyor. Allahın resulü de Ali’ye yalnız münafıkların buğzedeceğini haber veriyor. Resulullahın münafık dediği kimsenin rivâyetine değer verilir mi?

İbni Sebe’nin sorularına cevaplar

Aklı başında olan hiç kimse mütayı reddetmez diyor.

CEVAP: Demek ki bütün ehli sünnet âlimleri, dört hak mezhep mensuplarının aklı başında değil öyle mi? İbni Sebe’nin aklı başındadır, kasten islamı yıkmak için, zinayı meşrulaştırmak için bunu yapıyor. Zinadan uzak durmak isteyenleri de aklı başında değil diye suçluyor.

Ehli sünnetin ileri sürdüğü itirazların hepsi boş ve çürüktür diyor.

CEVAP: Ehli sünnetin bildirdiği âyet ve hadislere boş çürük diyebilmek için mutlaka müta sarhoşu olması gerekir! Yoksa namuslu bir ilim adamı milyonlarca ehli sünnet âlimine böyle çirkin ifadeler kullanamaz. İbni Sebenin müta sarhoşu olduğu bu sözlerinden de anlaşılmaktadır.

Mütada iddet var mı?

14- İbni Sebe mütada iddet vardır diyor.

CEVAP: Hiçbir kaynakta iddet yoktur. Kendisi de uydurma olsun bir kaynak yazmamıştır. Çünkü bir kadın, mütadan sonra başkası ile müta yapabiliyor, zaman sınırı yok. İddet nereden çıkıyor ki? Mütayı meşru sayabilmek için uydurulmuş koskoca bir yalan.

15- Müta hükümlerini tarafların bilmesi gerekir aksi takdirde onlara izin verilmez diyor.

İbni Sebe’nin kitabı

İbni Sebe, Kur’an ve Sünnete Göre Müta isimli eserinde, Ehli sünnetin dört hak mezhebine, eshabı kirama ve islamın iki göz bebeğinden biri olan Hz. Ömer’e kinli boğa gibi saldırmaktadır. Müta zinasını hararetle savunuyor. Hz. Ömer’in, Resulullahın yasakladığını bildirmesine ateş püskürüyor. Bizzat Ömer yasakladı bunu diyor. Hz. Ömer ile Ehli sünnetin bunda ne menfaatleri vardır ki suçlanıyor? Hani dünya menfaati olsa çıkarını düşündü diye iftira edilebilir. Ama zinayı yasaklamasında ehli sünnetin ne yararı var ki? Hz. Ömer veya Ehli sünnet niye mubah olan bir şeyi yasaklasın ki? Bu, nakle olduğu gibi akla da aykırıdır. İbni Sebe (Ehli sünnetin anladığı müta bizimkinden farklıdır) diyerek şunları bildiriyor:

Müta ve muvakkat nikah bâtıldır

Büyük hadis âlimi, Süleyman bin Ahmed Taberani ve Süleyman bin Davud Tayalisi buyuruyor ki:

Said bin Cübeyr bildiriyor: Abdullah ibni Abbas’a dedim ki:

(Ben, hiçbir zaman, mütaya helal diyemem. Siz de, helal dememeli idiniz. Çünkü, böyle demekte ne gibi zararlar doğacağını biliyor musunuz? Sizin böyle, caiz demeniz, her yere yayılır da, herkes, bu sözünüzü, müta helal imiş diye, vesika olarak kullanabilir.)

Abdullah ibni Abbas şöyle cevap verdi:

Geçici nikâh haramdır

Müta, dört mezhebde de haramdır, batıldır. Müta, şahitsiz olarak bir kadına belli para verip, belli zaman için [mesela bir saat, bir gün, on sene] beraber yaşamayı sözleşmek demektir. Mütanın haram olduğunu bütün Ehl-i sünnet âlimleri icma ile bildirdi. (Mizan-ül-kübra, İbni Abidin)

Mütanın haram edildiğini bildiren hadis-i şerif, Buhari, Müslim, Tirmizi ve Muvatta’da yazılıdır. Bunu haber verenlerden biri de Hz. Ali’dir. İbni Sebe’nin, müta için Hz. Ömer’in ictihadı demesi de, çok yanlıştır. Çünkü, Eshab-ı kiramdan hiçbiri buna muhalefet etmedi ve icma hasıl oldu. Fetava-yi Hindiyye’de diyor ki:

İçeriği paylaş
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar