MEZHEPSİZ MEVDÛDÎ


Bundan evvelki sayılarımızda içtihadın kesildiğine dair icma bulunduğunu, İslâm âlimlerinin kat’i hüccetlerine istinaden isbat etmiştik. Yusuf Nebhanî hazretleri gibi ehl-i sünnet âlimlerinin “Müctehidlik iddia eden kimselerin ya akıllarında veya dinlerinde noksanlık bulunduğunu, bunu Vehhâbiler ile cahil bid’atçıların iddia ettiğini” nakletmiştik.

Mevdûdî’nin elimizdeki mevcut kitapları mutlak müçtehid edasıyla yazılmıştır. Âyet-i Kerimelere kafadan mânalar verilişi, salâhiyetli hiçbir müfessirden delil getirmeyişi, dört hak mezhepten birine göre yazılmayışı Mevdûdî’nin MEZHEPSİZ oluşunu gösteren apacık ve kat’i delillerdir.

Şimdi Mevdûdî’nin HİLAFET VE SALTANAT isimli mezhebsizlik zehiriyle dolu kitabına bir göz atalım:

1- Kitabın çeşitli yerlerinde “İslâm nazariyesi” tabirini kullanmaktadır. Halbuki İslâmda nazariye yok, edillei şer’iyye vardır.

2- Bir İslâm memleketinde, müslüman olmayanların iman edenlere verilmiş bulunan bütün medenî haklardan aynı şekilde istifade imkânına sahip bulunduğunu iddia etmekte S.58.

Halbuki bir gayri müslim, müslüman bir kadınla evlenemediği gibi seçme ve seçilme hakkına da sahip olamaz. Mevdûdî’nin savunduğu demokratik rejimlerdedir.

3- “Benim nazarımda bütün insanlar eşittir.” Demekte ve “Bizden olsun olmasın” diye de bir ilâve yapmakta. S.68

Halbuki insanlar ancak insan olarak eşittir. Fakat bir müslümanla bir kâfir eşit değildir. Müslümana namaz kılması icbar edildiği halde kâfire icbar edilemez.

4- “Ancak mü’minler kardeştir.” Âyet-i kerimesine istinaden bütün vatandaşların eşit olduğu hükmünü çıkarmakta S. 69-70.

5- S. 89’da Kâinatın Efendisinin kendisinden sonra bir şahsın yerine geçmesi hususunda işaret buyurmadığını iddia ederken hemen S. 90’da Hazret-i Ömer ile Hazreti Ebu Bekir’i hilafete tensip buyurduğunu söylemektedir.

6- Eshâb-ı Kirâm’dan Sa’ad bin Ubade Radiyallahü Anh’a, farklı ictihadını kabilecilik taassubu olarak vasıflandırmaktadır. S. 112.

Halbuki dört halifenin sünneti, Resulullahın sünneti olduğu hadis-i şerifle sabitken son iki halifenin nümune teşkil etmediği intibaını çıkarmak suretiyle mezkûr Hadis-i şerifi tekzip etmektedir.

8- Hazret-i Osman Radiyallahü Anh’ın Hülefa-i Raşidinin tesis ettiği hükûmet nizamının aydınlattığı meşaleyi de söndürdüğünü iddia ederek köpek dilini göstermektedir. S. 117.

9- Hulefa-i Raşidinin doğru yolu gösterdiklerini fakat gitmedikleri intibaını vermek için, “Bu zevat-i kirama hülefa-i raşide-doğru yolda giden halifeler- demekten ziyade, Hülefa-i Mürşide- Doğru yolu gösteren halifeler- demenin daha doğru olduğunu söyleyebiliriz.” diyebilmektedir. S. 122.

10- Dinî mevzularda ince değil, çok ince düşünmenin gerektiğine ehemmiyet vermiyerek “Her şeyin üzerinde bu kadar ince düşünürsek o takdirde İslâm tarihinin %90’nını bir tarafa bırakmamız icap eder.” demektedir. S.129.

Halbuki yanlış bir hâdise anlatmamak için tarihin %100’ünü bıraksak dinimizde noksanlık mı meydana gelir?

11- Benî Ümeyye, yani Hazret-i Osman sülâlesinin memleket idaresinde söz sahibi olmasının kabiliyet ve işbirlikte izahının mümkün olamıyacağını, yani iltimasla getirildiğini iddia etmektedir. S. 130.

12- Hazret-i Osman’ın İslâmın ne olduğunu hâşâ bilmediğini isbat için “İslâm sadece memleket fethetmenin işi demek değildir.” diyebilmekte S. 133.

13- Eshâb-ı Kirâmdan baba ile oğulun Medine’ye getirilişine kızarak getirilmesini isteyen Resûlullah’a diş biliyor veya Hazret-i Osman’ın yalan söylediği intibaını vermek için “Hazreti Osman şöyle bir mesele ortaya attı: Resulüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) “bir müddet sonra onların Medine’ye dönmelerine izin vereceğim” dediğini duymuştum.” şeklinde rivayet edebilmekte S. 134.

Hadis-i şerife istinaden getirdi demiyor da şöyle bir mesele ortaya attı, demekle Hazreti Osman’ı töhmet altında bırakmak istiyor mezhepsiz.

14- İbn-i Teymiyye’den bile nakiller yapmakta S. 135.

15- “Hazreti Osman’ın siyaseti hatalı idi.” demekte S. 141

16- Hazret-i Ali, Hazret-i Osman’ın temiz olduğunu isbatladı, demiyor da, “Hazreti Osman’ı temize çıkardı,” demek suretiyle hem Hazret-i Osman’ın suçlu olduğu, hem de Hazret-i Ali’nin bir nevi iltimas ettiği intibaını vermeye çalışıyor. S. 146.

17- S. 148’de “Hadiseler büyüyünce Hazret-i Osman bile hadiselerin bu şekilde gelişeceğini hesaplıyamamıştı.” Demek suretiyle güya Hazret-i Osman’ın ferasetsizliğini ortaya koymaya çalışmaktadır. Hadiselerin o şekilde tecelli etmesi takdir-i ilâhidir. Peygamber aleyhisselâmın Taif’te mübarek ayaklarının kan içinde kalmasını hesaplıyamamış mıydı? Mezhepsiz aklının ermediği işlere karışmasan olmaz mı?

18- İslâmın emrettiği seçim şeklinin modern olmadığını veya modern seçim sisteminin islâmın koyduğu seçim sisteminden üstün olduğunu, dolayısıyle Hazret-i Ali’ye haksızlık yapıldığını belirtmek için “Bugünkü modern usullerle bir seçim yapılmış olsaydı Hazreti Ali kazanacaktı.” demekte S. 151

19- Hazret-i Sa’ad İbni Ubade gibi biat etmeyen bazı eshâb-ı kirâm için “Onlar islâm nizamını iyi düşünselerdi, biat etmelerinin zaruri olduğunu anlamış olacaklardı.” demek suretiyle (S. 152) farklı içtihadlardan dolayı bazı Eshâb-ı kiramı islâmı iyi iyi düşünmemek gibi bir ithamda bulunmaktadır. S. 153’de ise “Yeni halifeye bu zevat inanmıyorlar, veya inanmak istemiyorlardı, yahutta böyle hareket etmekle hususi bir maksatları vardı.” diyor. Ağzını topla Mevdûdî!

20- Mezhepsiz herif farklı içtihadlarından dolayı Eshâb-ı kirâma bakın nasıl yükleniyor: “Biat etmeyenlerin hareket tarzı, ümmeti hilâfet nizamından ziyade padişahlık tarafına yöneltmekten başka bir mânâ ifade etmez.” diyor. S. 153

21- S. 160’da şartlı biatın caiz olmadığını beyan ettikten sonra S. 162’de Aşere-i mübeşşere’den iki sahabinin şartlı biat istediklerini söyleyerek cennetle müjdelenen iki sahabiye noksanlık yüklemeye çalışıyor mezhepsiz.

22- S. 164’te “Neticede Talha, Zübeyir ve diğer kan davâsı peşinde koşanlar.” diyor da Şer’i kısasın yapılmasını isteyenler demiyor. Aşere-i mübeşşereden bu iki zata “kan davâsı peşinde koşanlar” şeklinde suçlamaya çalışıyor alçak herif.

23- S. 167’de Hazret-i Ali’nin karşı taraftakilerin şehitlerine de hürmet gösterdiğini ve mallarını da ganimet saymadığını rivayet ettiği halde mezhepsizliğinden dolayı karşı tarafa hücum etmekten kendini alamıyor.

24- Hazret-i Muaviye’ye uzatılan dile bakın: S. 169’da “Muaviye Hazret-i Osman’ın kanını istemek hususunda gayrî kanunî yolda yürüyordu.” diyor. S. 171’de ise “Muaviye Osman’ın katillerinden kan istemiyordu. O zamanın halifesinden kan istiyordu.” diyor mezhepsiz herif.

25- Bir kısım sahabenin Hazret-i Osman’ın kaatilinin Hazret-i Ali’nin olduğunu söylemesi için 5 tane yalancı şahit bulunduğunu iddia ederek Eshâb-ı kirâma iftiralar etmektedir. S.173-174

26- Hakem olayında hilafet hususunda haklıyı haksızı tesbit etmek hakemlerin selâhiyetinde olmadığını, hakemlerin yaptığı işin tamamiyle yolsuz ve yersiz olduğunu beyan etmek suretiyle başta Hazret-i Ali olmak üzere her iki hakemi ve bu hakemliğe rıza gösteren bütün Eshâb-ı kirâmı yolsuz ve yersiz iş yapmakla suçluyor mezhepsiz Mevdûdî. S. 182-183-187

27- Hazret-i Ali’nin, Hazret-i Osman’ın katline iştirak eden iki sahabiyi vali yaptığını iddia ederek “İşte Hazreti Ali’nin tek hâtalı meselesi budur.” Diyerek Hazret-i Ali’ye de hâta isnad ediyor, fakat içtihadı böyle oldu diyemiyor alçak herif.

28- Hazret-i Ebubekir’in Hazret-i Ömer’i yerine hilafete seçtiği gibi Hazret-i Muaviye’nin de oğlunu hilafete seçmesini yanlış, hatalı ve usulsüz bir fikir olarak söyledikten sonra Eshâb-ı kirâmın bu işi aynen kabul etmesini hazmedemediği için onlara yükleniyor alçak herif. S. 197

29- Hazret-i Muaviye hakkında ağzına geleni söylüyor, bir defacık olsun hazreti kelimesini bile uygun bulmadığı halde yaptığı hareketlerin tasvibi için bakın nasıl bir dil kullanıyor: “Muaviye iyilikleri şöyle dursun sahabî olması hasebiyle kendisi hürmete şayan bir zattır. Onun hakkında her kim ileri geri konuşur, ona taan etmeye kalkarsa, deriz ki o haddini bilmeyen bir kimsedir.” diyor. S. 204

Mezhepsizin samimiyetsiz olduğunu isbat için bu cümleler yetmez mi?

30- Hazret-i Muaviye için “Politik gayeler uğruna şeriat hükümlerini tahrif etti.” gibi büyük bir iftirada bulunmaktadır. S. 235.

31- Mezhepsiz kadınların başını kendi tutmuş gibi şöyle bir rivayet naklediyor: “Bu hâdise esnasında bin kadar kadın kendi kocalarından başka kimselerden gebe kaldı.” S. 247

Böyle bir rivayeti nakletmekle hem Eshâb-ı kirâmı ve hem de onların çocuklarını ırz düşmanı olarak vasıflandırmış oluyor. Sonra bu bin kadının kendi kocaları tarafından gebe kalmadığını acaba Mevdûdî nasıl tesbit etmiş ki?

32- Şirkten başka günahların affedilebileceği itikadının Mürcienin itikadı olduğu zikredilerek tenkid edilmektedir. S. 326

33- İmâm-ı A’zamın istisnasız bütün sahabileri hayırla, iyilikle yadettiğini zikretmekte, fakat kendisi mezhepsiz olduğu için Hazret-i Muaviye’ye hazreti kelimesini bile çok görmektedir. S. 326

34- Ehl-i sünnet âlimlerinin cumhuriyet esaslarının korunması şartıyla birlik için çalıştıklarını kaydetmektedir. S.326

35- İstisnasız bütün Eshâb-ı kirâmın adil olduğunu, hepsinin itimada şayan bulunduğunu, aksi düşünülecek olursa dinin bazı esaslarının kendiliğinden şaibeli duruma düşeceğini kaydettikten sonra sahabelerin hiçbir hatalı işleri yoktur demek istemediğini de belirtiyor. S.435

36- Sahabiler için “Bilerek hatâ yapmaz” diyor ve içtihadî hataları olabilir demiyor mezhepsiz. S. 436

37- “Es-sahabetü küllühüm adül”, mefhumunun istisnasız bütün sahabiler hakkında varid olduğunu kaydettiği halde, yine de çoklarının âdil iş yapmadığını, şeriatı tahrif ettiğini yazıyor. S.437

38- Kitabında gözden kaçmış hâtaların bulunabileceğini, okuyucular bunları bildirirse düzelteceğini beyan etmektedir. S. 439

Bre sapık, yazdıklarının neresi doğru ki?

39- S. 441’de bir hata işlemekle bir kimsenin rütbe ve derecesinin yüksekliğine noksanlık gelemiyeceğini belirterek “Ben Eshâb-ı kirâma dil uzatıyorum ama onlara noksanlık gelmez” demek istiyor.

Müctehidlerin içtihadlarında noksanlık bulunursa bu hataları derecelerine bir noksanlı getirmez tabii. Hepsi de müçtehid olan Eshâb-ı kirâmın içtihadlarının mutlaka hata olduğu bilinemediği için mutlaka hatadır denemez ve günah işlemeyen mahfuz veliler de bulunabileceği için herkese hata işler gözüyle bakılmaz.

40- S. 443’de “Benim düşüncem şöyledir” diyerek kendisinin de İslâm âlimleri arasında yeri olduğunu sanmaktadır.

41- “Eshâbım hakkında konuşulurken dilinizi tutunuz.” Hadis-i şerîfine ehemmiyet vermeden Sahabe-i kirâma kusur yüklemeye, hata bulmaya çalışmaktadır. S. 444

42- İslâmda fâsığın şehadeti kabul edilmediği halde iftiralarına rafizilerden, şiilerden delil getirmektedir. S. 445

İntak-ı hak kabilinden mehaz gösterdiği İbni Ebil Hadid’in şii olduğunu kendisi de itiraf etmektedir. S. 445

43- Rafîzi İbni Kuteybeyi mehaz olarak göstermekte ve İbni Kuteybenin şii olduğunu söylemek hatadır demektedir. S. 446

44- İbni Kuteybenin şiî olduğu bir tarafa Hazret-i Ali’yi sevmemek anlamına gelen nasibilikle itham edildiğini belirtiyor. S. 447

Sanki Hazret-i Ali düşmanı olunca sözü senetmiş gibi yukarıdaki ifadeyi yazıyor.

45- El Mesudi’nin rafîzi olduğu açıkken “Başka mehazların tasdik etmediği rivayetlerini almadım” diyerek zımnen Mesudi’nin ehl-i sünnet olmadığını belirtiyor. S. 448

S. 452’de ise “İbni Kuteybe ve öteki tarihçilerin eserlerinde rastlanan bozukluklara İbni Cerir’de tesadüf edilmez” demektedir.

Bu ifadesi doğrudur, çünkü Sünnî İbnî Cerir senettir. Fakat rafîzi olan İbni Cerir ise şiîdir. Mevdûdî’ye mehaz ve senet olacak kadar sinsi bir Eshâb-ı kirâm düşmanıdır. Mevdûdî gibi Eshâb-ı kirâmı över över sonra da şuraları hatalıdır der.

46- Ehl-i sünnetin kâfir dediği İbni Teymiyye’yi İMAM diye övmektedir. S. 452

47- Hem tarihi delil olarak göstermekte ve delillerini hep tarihten vermekte, hem de “Hadis imamlarının ağır tenkidlerine uğramış bulunan ravilerini tarih yine de kabul etmektedir.” demek suretiyle kendi kendini çürütmektedir. S. 460

48- S. 462’deki mantığa bakalım: Bizim tarih yazma işimize Abbasiler devrinde başlandığı, bunların Emevî düşmanı olduğu, bu bakımdan bir takım vukuatı gizlemiş ve saklamış oldukları ihtimali üzerinde durarak, Emevilerin iftihar vesilesi olacak işlerinden de bahsettikleri için bu tarihçilerin doğru olabileceği hükmünü çıkarıyor. S. 462

Be aptal Mevdûdî , iyi taraflarını yazmasa iftiralarını nasıl kabul ettirecek? Tıpkı sen de onlar gibi Eshâb-ı kirâmı övüyorsun sonra da iftiralarını sıralıyorsun.

49- İbni arabi’nin, İbni Teymiyye’nin ve Şah Abdülaziz’in şiîleri reddiye hakkında yazdıkları kitaplardan rivayetler almadığını, bunların mehaz olamıyacağını beyan etmektedir. S. 463-464

Yazarı ehl-i sünnet olduktan sonra şiîliğe reddiye olarak yazılan kitaplar niçin mehaz olarak kabul edilmesin?

50- Kendi fikirlerini yazıyor sonra da “kendi içtihad-î fikrimi ortaya koysaydım...” diyor. S. 463

51- Hazret-i Osman’ın hareketlerinin yanlış bir niyet değil, yanlış bir düşünce olduğunu beyan etmekte, bu yanlış düşünce isnadına da içtihadî bir hata demekte. S.465

52- Hazreti Osman’ın ferasetinin noksan olduğunu teyit için “Herhangi cahil bir insan bile vukuu muhtemel zararları tahmin edilebilir, iyi veya kötü bunlara karşı gerekli tedbirleri almayı ihmal etmezdi.” demek suretiyle Hazret-i Osman’ın bir cahil kadar bile tedbirli olmadığını söylüyor. S. 467

53- Hazret-i Osman’ın Hazret-i Muaviye’yi uzun seneler valilikte bıraktığı için siyaset ve tedbirinin hatalı olduğunu beyan ederek, bir valiyi ancak 5-6 sene istihdam edip değiştirmenin münasip olacağını söylüyor. S. 472

54- Hazret-i Osman’ın akrabalarına karşı olan sevgisini zaaf olarak vasıflandırıyor. S. 476

55- Hazret-i Osman’ın yalan söylediğini zımnen belirtmek için, bazı vâlileri değiştireceğine dair halka söz verdiği halde yine yerlerinde bıraktığına dair bir rivayeti nakledebilmektedir. S. 483

56- Aşere-i mübeşşereden Hazret-i Talha ile Hazret-i Zübeyir’in kısas hakkındaki içtihadlarının hatalı ve yanlış olduğunu iddia etmekte. S. 492

57- Hazret-i Âişe validemizle birlikte Hazret-i Talha ile Hazret-i Zübeyir’in içtihadları için nadim olduklarını yazabilmekte. S. 493

Halbuki hiçbir müctehid içtihadı için nadim olmaz. Çünkü içtihad etmek günah değil de ondan. Asıl günah olan içtihad etmemektir. Mübareklerin nedameti içtihadları için değil, İbni Sebe’nin hilesi sebebiyle müslüman kanı döküldüğü içindi.

58- Ehl-i sünnetin Hazret-i Muaviye’ye FÂSIK demediğini belirttikten sonra BAGİ olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunduğunu kaydederek bagi diyenlerin daha doğru olduğunu yazmaktadır. S. 493

Alçakça bir mantıksızlık. Fâsık olmayan kimseye bagi nasıl denir? Bagilik meşru ise tabii ki denir. Yok bagilik meşru değil, yani bagi olmakta bir günah var ise, bu günah açıktan işlendiği için, işleyene FÂSIK denir. Harbde hile caiz olduğundan hile yapana hileci denemez. İsyan eden kimseye fâsık denmediğine göre, o kimsenin isyanının, bagiliğinin meşru olduğunu gösterir. Meşru olmasaydı fâsık denirdi. Mezhepsiz Mevdûdî hem fâsık değil diyor, hem de bagi diyor.

59- Hazret-i Muaviye’nin fâsık olmadığını ve müçtehid olduğunu beyan ettiği halde kesilecek mütecaviz dilinden bir defacık olsun hazreti kelimesi çıkmadığı gibi haraketlerine hata dediğini, içtihat hatası diyemiyeceğini belirtiyor. S. 496

60- Hazret-i Muaviye için söylediğini Hazret-i Amr ibni As için de söylememekte “bu zatın yaptığı iş, düpedüz hata idi, haksızlıktı. Buna içtihadî hata denmez.” diyerek zehirini kusmaktadır. S. 498

61- S. 500’de “Şimdi yalnız biz değil, fakat hangi insaflı ve âdil bu işin adına İÇTİHAD diyebilir?” şeklinde konuşarak içtihad diyenlerin insaf ve âdil olmadıklarını, dolayısıyle bütün ehl-i sünneti insafsız ve adâletsiz olarak vasıflandırmaktadır. Başta Hazret-i Ali olmak üzere ehl-i sünnet ulemasının bu hadiselerin içtihada taalluk ettiğine dair olan içtihadlarını Milli Fikir’in 12. sayısında da vesikalara dayanarak isbatlamıştık.

62- İstidlal ettiğim hususlarda bir hata varsa birlikte düzeltelim diyerek kendisinin istidlâl etme yetkisinin bulunduğunu, yani müçtehid olduğunu beyan etmektedir. S. 504. Daha önce de içtihad-i fikrim diyordu. S. 463

63- Bir sahabenin Mekke’nin fethinde Hazret-i Osman’ın iltiması ile vazgeçildiğini yazmakta. S. 506

İltimas, bir haksızlığı meşru kılmaz için yapılan harekettir. Hazret-i Osman iltimas yaptı demekle hem Hazret-i Osman apacık şekilde suçlanıyor, hem de bu iltiması kabul edip tatbik eden Resûlullah Efendimiz suçlanmış oluyor. Eğer Hazret-i Osman’ın o hareketi iltimas olsaydı, Resûlullah onu kabul eder miydi?

“İslamda İhya Hareketleri” isimli kitabında ise ehl-i sünnet âlimlerinin kâfir, sapık, bid’atçi dediği İbni Teymiyye’yi aşırı şekilde övmekte, ona “İMAM” ünvanını vermekte, ehl-i sünnetin göz bebeklerinden biri olan İmâm-ı Gazâli hazretleri gibi bir âlime mezhepsiz kafasıyle zaaf ve noksanlıklar bulmakta, tasavvufa girişini- yani evliya oluşunu- noksanlık olarak kabul etmektedir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri gibi tasavvufdaki derinliği nisbetinde yükselen büyük İslâm âlimlerini yalnız dış cephesiyle ele alıyor, tek cümleyle tasavvufun peygamber aleyhisselâmın bâtın nuru olduğunu bilemediğinden inkâr ediyor. İslâmı İmâm-ı Gazâli’nin bıraktığı yerden alıp ileriye götürdüğünü savunmak gibi gülünç iddialarda bulunmaktadır.


tüm imamlar

sizler Mevdudi,Seyyid Kutub vb imamları dini tam olarak anlamadığınız için hemen tekfir edebilirsiniz bu hatayı kendi içnizde yapın bari insanları yanlış yönlendirmeyin bırakın insnlar dini doğru anlasınlar önünüze gelenbütün imamları tekfir etmek kolay sizler bi Seyyid Kutub gbi eziyet çekmedinizki o yüzden dini nasıl anlayabilirsinizki sonrada kalkıp biz PEYGAMBER(AS)in ümmetindeniz diyosunuz nerde kaldı müslümanlık Peygamber ben müslümanım diyen bi münafığı bile tekfir etmemişken sizler kalkıp böyle imamları tekfir ediyosunuz Allah size hidayet nasip etsin gidin dini doğru düzgün araştırın öyle anlatın yoksa siz bi çok insanın vebalini yüklenirsiniz...

İnsanları karalıyacağına sen

İnsanları karalıyacağına sen yaratılmışlara kutsiyet verip onlara tapmak tan vaz geç cahil adam.Ehli sünneti savunursun şia nın içimize soktuğu batıniliğe inanırsın.ALLAH cc es geçer şeyhinden yardım istersin birde burda ahkam kesersin.

mevdudi

selamun aleyküm kardeşlerim,ben bu sayfadaki yazılan mevdudi aleyhtarlığını görünce inanın cok duygulandım...kur,an ve sünnet istikameti üzere olduğunu bildiğim muhaterem hocam alparslan kuytul hoca efendi derki...MEVDUDİ VE SEYİD KUTUB UYANDIRARAN ALİMLERDENDİR DOLAYISIYLA BU TÜR ALİMLER YAHUDİ VE HRİSTİYANLARIN ASLA İŞİNE GELMEZ...ONLAR İSTERKİ BİZ GÜLELİM,YADA AĞLAYALIM AMA NE OLURSA OLSUN UYANMAYALIM...AKSİ HALDE SALTANATLARI SARSILIR,ZALİM DÜZENLERİ YIKILIR...VE BUNDAN DOLAYIDIRKİ UYANDIRAN ALİMLERİN ALEYHİNDE ZEHİRLİ NEŞRİYATLAR YAPIYOLAR...MÜSLÜMAN UYANIK OLACAK...HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ SON GÜNLERDE İRANI HEDEF ALAN YOK ŞİA YOK SAPIKLAR VS.GİBİ İTHAMLAR ORTAYA ATILDI,TAMDA ORTADOGUDA BÜYÜK CALKALANMALARIN OLDUĞU GÜNLERDE...YANLIŞ ANLAŞILMAYA BİZ İRANCI FALAN DEYİLİZ,DEMEK İSTEDİĞİM BİRAZ KAFA YORALIM YAPILAN ŞEYLER KİME YARAR SAĞLAR Bİ DÜŞÜNELİM...

alparsalan kuytulun ehli sünnet olduğundan eminmisin

alparslan kuytulun ehli sünnet olmadığını biliyoruz ondan verdiğiniz örnek geçerli değil...bize nfk den mehmet emreden ahmet davutoğludan hamdi yazırdan örnekler ver inanalım...

mevdudi

selamun aleyküm kardeşlerim,ben bu sayfadaki yazılan mevdudi aleyhtarlığını görünce inanın cok duygulandım...kur,an ve sünnet istikameti üzere olduğunu bildiğim muhaterem hocam alparslan kuytul hoca efendi derki...MEVDUDİ VE SEYİD KUTUB UYANDIRARAN ALİMLERDENDİR DOLAYISIYLA BU TÜR ALİMLER YAHUDİ VE HRİSTİYANLARIN ASLA İŞİNE GELMEZ...ONLAR İSTERKİ BİZ GÜLELİM,YADA AĞLAYALIM AMA NE OLURSA OLSUN UYANMAYALIM...AKSİ HALDE SALTANATLARI SARSILIR,ZALİM DÜZENLERİ YIKILIR...VE BUNDAN DOLAYIDIRKİ UYANDIRAN ALİMLERİN ALEYHİNDE ZEHİRLİ NEŞRİYATLAR YAPIYOLAR...MÜSLÜMAN UYANIK OLACAK...HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ SON GÜNLERDE İRANI HEDEF ALAN YOK ŞİA YOK SAPIKLAR VS.GİBİ İTHAMLAR ORTAYA ATILDI,TAMDA ORTADOGUDA BÜYÜK CALKALANMALARIN OLDUĞU GÜNLERDE...YANLIŞ ANLAŞILMAYA BİZ İRANCI FALAN DEYİLİZ,DEMEK İSTEDİĞİM BİRAZ KAFA YORALIM YAPILAN ŞEYLER KİME YARAR SAĞLAR Bİ DÜŞÜNELİM...

mevdudi sapık bir şeytanın kulu ingiliz rus yahudi alman ajandır

mevdudi sapıktır Alpaslan kuytulda bir doğru söyler geri bazı sözleri sapıktır ne varmış şöle ne varmış böle söylediği sözler feto nunda paralelinde yani mevdudi yi Abdülhamit han sürgün etm,iştir gözünün önünden ayırmamıştır ve bu mevuddin,n b,r sözü va rbu sözde Hristiyan Yahudi hindu dünyasının sev,indiren bir söz öncelikle Müslümanlar millet olarak ayrılsın sonra güçlü olarak birleşelim bu nasıl bir söz söyleyin bakalım yani şöle bir fabrika harkes fabrikayaı parçalasın sopnra birleşelim yada bir ,nsan olarak düşün kulak göz burun kafa ayrılalım sonra birleşelim bunları bebeklere de söylesen razı olmaz annne ve bababn kavgalı ayırlaım sorunlarını halletsin sonra evlendiririz savunmayın bu adamı

xx

yahu bu yazıyı yazanın hiçmi korkusu yok Allahtan siz tam yahudi hahamları varya dini istediği gibi yorumlayanlar hani hz. meryem filmindeki gfibi aynı onlara benziyosunuz cübbeli ve tarafları gibi inşallah doğru yola iletir rabbim sizi mevdudi gibi takvalı bir mümine nasıl sıfatlar yakıştırıyorsun sen aptal kafir diyorsun sen kimsinki?

DEHŞET BİR İFADE (ALLAH'A SIĞINIRIM)

Yazıda eleştirilercek o kadar çok şey var ki hangisini yazayım bilemiyorum...

Ammaaaaa! öyle bir ifade kullanılmış ki ŞİRKİN TAM BİR ÖRNEĞİ...

İfadeye bakın Allahaşkına....

" İmâm-ı Gazâli hazretleri gibi bir âlime mezhepsiz kafasıyle zaaf ve noksanlıklar bulmakta..."

Bu ne demek şimdi... Zaaf ve noksanlıktan münezzeh olan ancak ve ancak Allah-u Teala (c.c.) değilmidir... Bu ifade İmam-ı Gazali'yi İlah yerine koymak değil de nedir...
Bu nasıl bir anlayış, bu ne cehalet ve bu ne biçim bir mezhep fanatizmi ki muhatabını eleştireyim derken kendi şirkini ilan ediyor vatandaş...

Diğer maddelere bakmaya bile gerek yok bu ifade yazan kişinin karakterini yeteri kadar ortaya koymuş zaten...

CVP:DEHŞET BİR İFADE (ALLAH'A SIĞINIRIM)

cemal kardeşim,

ne diyor "mezhepsiz anlayışı ile"

zaafsız noksansız denmiyor. Elbette zaaf ve noksanları vardır. ama sen bunu mezhepsiz anlayaşı ile araman doğru değil diyor.

mesela ahmet maranki bitki konsunda uzman. ahmet mete ışıkkara ise deprem profu.. ben diyorum ki..

ahmet mete ışıkkara deprem anlayışı ile ahmet maranki gibi bir adamın zaaf ve noksanlarını araştırıyor..

dam üstünde saksağan. oleeey bir şirk buldum sevincini kursağında bıraktığım için özür dilerim. yazıyı tekrar oku, başka yerlerde de şirk bulacaksındır, hadi kolay gelsin

İmam mevdıdi

Yaaa arkadaşlar bir müsülüman ne kadar hata yaparsa yapsın onun ardından böyle konuşulmaz.Bu adam ALLAH için secde etmiş.Onun kuranının tercümsini yazmış.Hemde hapishanede...Yani hiçbirimize onun hakkında konuşmak düşmşüyor.Keşke onun gibi olabilsek.ALLAH'a emanet olun.SELAMÜN ALEYKÜM

Zehirli org isminin hakkını veriyor.

Mevdudi, Seyyid Kutub ve benzeri bir çok isim çoktan ölmüş ve gündemden düşmüş bulunuyor. Bu adamlarla uğraşmanın ne alemi var. Bu isimlerin zındık olduklarını tespit ettiğimizde hangi yaraya kerhem edinmiş olacağız. "Zehirli.org" ismiyle müsemma. Zehir saçmaya çalışıyor.

mevdudu seyyid kutup ve Aliya izeet begovic

ölmüs olsada dahi hala hayranlari bulunmaktadir dolaysiyla fikirleri yasamaktadir dbi sekilde dolaysiyla asi zehrin ne oldugunun farkina varalim biraz ornegin kitaplari vs

CVP:Zehirli org isminin hakkını veriyor.

Kitapları yayından kaldırıldı da bizim mi haberimiz yok?

adı üzerinde zaten zehirli.org biz adımıza seyyid, kutup vs. gibi kelimeler koyup gizliden zehirliyeceğimize açıktan söylüyoruz.. aman dikkat diye ;)

kellim kellim la yenfağ

Her iş yapan ister istemez eleştirilebilir bir alan bırakıyor. Boş duranların hatalarını bulsanız bile dile getirme zahmetine katlanmaya değmez buluyorsunuz. Bu site de buradaki yazılardan da görüldüğü üzere bir çok kişinin eleştirisine maruz kalmış. Çünkü bir "iş" yapmış. Ama ne yazık ki bunu bir başkasının yaptığı bir işi eleştirme şeklinde gerçekleştirmiş. Bu web sitesininin yöneticilerine şunları söylemenin uygun düşeceğini düşünüyorum: Doğru olduğunu düşündüğünüz şeyleri söyleyin ve insanların ufuklarının açılmasına katkıda bulunun. Başkalarının size yanlış görünen şeylerin yanlışlığını da münasip bir lisanla ve kırmadan dökmeden dile getirin. Mevdudi ve Seyyid Kutub'un hata ettiklerini söylemek mümkün; her insan hata eder. Ama, hayatlarını İslam için harcamış bu insanları küfürle veya sapıklıkla suçlarsanız, aynı ağır suçlamalara maruz kaldığınızda layığınızdan ötesini bulmuş olmazsınız. Belli bir yaşa gelmiş insanlar kendi hayatlarını gözden geçirseler, düşüncelerin ne kadar büyük bir değişiklik geçirebileceğinin örneklerini kendi hayatlarında bulabilirler. Hiç kimsenin elinde kendi itikadının kusursuz olduğuna dair ilahi bir TSE belgesi yok. Eğer Seyyid Kutup ve Mevdudi sapık ve küfür içindeyseler, sapık ve kafir olmayan yok demektir.

Mezhepçiliğe de mezhep düşmanlığına da HAYIR

Burada yazılan yorumlar ve kullanılan "kibar" dilin İslamla bir alakası olmasa gerek. Birileri mezhepçiliği, diğerleri ise mezhep-düşmanlığını "din" haline getirmiş görünüyor. Her iki tarafı da alkışlıyorum!

soyleyin bakalim salaklar bu

soyleyin bakalim salaklar bu soylediklerinizle sahabeye ne demis oluyorsunuz.insan bildigini zannettigi seyi ogrenemezmis aptallar

senden daha mezhepsizi

senden daha mezhepsizi varmı .SAHİ GERÇEKTEN HANGİ MEZHEPTEN OLDUĞUNU MERAK EDİYORUM Ebu Cehil yoksa Ebu Lehebin mezhebindenmisin.Benim bildiğim ehlisünnet mezhebleri içinde önüne gelene mezhebsizlik damgasını vuran bu mezhebsiz ve meşrepsiz insanların dayanağın ne Amerikamı ?İsrailmi yoksa Putinmi.Sahi sizi ve mezhebinizi merak ediyorum.Yoksa iblisin mezhebindenmisin.

Mü'mine kafir diyenin kendisi kafir olur (Buhari )

Bir müslümanın bir işinde veya sözünde 99 küfür ihtimali olsa, bir iman ihtimali olsa, bu kimseye kâfir denilmez. Müslümana hüsnü zan etmek gerekir. Sözlerini, işlerini mümkün olduğu kadar iyiye yormalıdır. Müslümanın hayırlı ve salih olduğuna inanmak, ibadet olur. Bir müslümana suizan ederek ona inanmamak, kötü huylu olmayı gösterir. İşittiğini sormalıdır. Söz sahibine hemen suizan etmemelidir. Şeytanın kalbe getirdiği vesveselerden en çok başardığı, suizan vesvesesidir. Suizan etmek haramdır. Bir sözden iyi mana çıkarmaya imkan bulunamazsa, bunun yanlışlıkla veya unutarak söylenebileceği düşünülmelidir.

Kardeşler; ayrılıkların oluşmasının en büyük nedeni görüşlerimizin uyuşmadığı kişilere ''sen sapıksın,sen müşriksin'' demektir.Hizb lerin fanatik taraftarı olmayalım.Sadece ve sadece Kur'an ve sünnete tabi olalım.Bizim bu hale gelmemizin sebebi bid'atler ve herkesin kuran ayetlerini kafalarına göre,işine geldiği gibi yorumlamasıdır.Ne olur peygamber(sav) in ve ondan sonra gelen raşid halifelerin sünnetinden ayrılmayalım.Onların dışında (onların görüşlerine ve itikadına ters) her düşünceyi,her hocayı,her alimi reddedelim.Ancak bu sayede peygamber efendimizin övdüğü fırkayı naciyenin içinde olabiliriz.Yine de en doğrusunu Allah bilir.
Peygamberimizin şu hadis-i şerifi aslında bizlere yol gösteriyor : "Size Allah'tan korkmanızı, dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Başınıza yönetici olarak bir köle bile geçse ona itaat etmelisiniz. Çünkü benden sonra yaşayanlar pek çok ihtilaflar göreceklerdir. Onun için benim sünnetime, hidayete ermiş, doğru yolda olan raşid halifelerin sünnetine benden sonra sımsıkı sarılın. Azı dişlerinizle' sımsıkı tutun. Sonradan icad edilmiş (İslam'a aykırı) işlerden uzak durun. (Çünkü sonradan icad edilmiş her şey bid'attir.)Dinde sonradan çıkan her bid'at da dalalettir (sapıklıktır)ve her dalalette ateştedir.''Bu hadisi şu kaynaklar rivayet etmiştir: Ahmed, Müsned, 4/126, 127; Ebû Dâvud, K. Sünne. B. Lüzûmü's-Sünne h.no:4607; Tirmizi, K. İlim, h.no: 2676 (Tirmizi, hadisin hasen-sahih oldu­ğunu söyledi); Dârimi, Ebu Âsim yoluyle, c.l, s.44, îbn Mâce, Mukaddime, 42,43 (Abdurrahman ibn Amr es-Sülemi yoluyle)''

mezhep bir din midir

arkadaşlar mezhepsiz mevdudi diye yazılmış bir yazı var ve mezhep olmadan islam olmazmış gibi bi yorum yapılmış. ben soruyorum size mezhepler bir din midirr... mezhebi olmayan dinsiz midir hayır deyildir mezhep te bir din deyildir. imam şafi imam hanefi imam malik imam hanbel imam cafer ..... gibi büyük alimler sadece allah resulunun getirdiği din daha iyi anlaşılsın diye çaba sarf etmişler ve o yola baş koymuşlar. yani demem o ki hanefi olanlar en basiti vucudu kanadığında abdest alıyorlar yanlış mı doğru şafiiler ise karşı cinsten olana vucutlarının herhangi bir yeri temas ettiğinde abdest alıyorlar bu yanlışmı doğru o halde hanifi olupta sadece bir yerimiz kanadığında abdest alacağımıza yada şafii olupta sadece karşı cinsle temasta abdest alacağımıza mezhep takıntısı yapmadan iki şekilde de abdest alsak kötü mü olur ....... kötü olur ise bi mezhebi doğru ve yanlışları ile alın birşey demem ama iyi olur ise bir şeyi değil doğru olan herşeyi kabul görün derim... esselamu aleykum

CVP:mezhep bir din midir

Mezhep olgusunu doğru şekilde anlayamadığımızda yanlış sorular sormaya başlarız.

Hanefi, Şafii, Maliki ve hambeli mezhepleri amelde mezheplerdir. Yani ibadet ve uygulamada yapılması gerekenlerdir. Ve bir binanın 4 kapısı gibidirler. Kuranı kerim ve hadisi şerifler teker teker analiz edilip yaşama dair bütün uygulamalar tespit edilip nasıl yapılması gerektiği bir bir cevaplanmıştır. Sonraki gelenler tekrar tekrar elim kanarsa abdestim ne olur diye kara kara düşünme zorunda kalmamış ve hazır olarak önüne sunulmuştur. Romayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Herşey önümüzde. Bunları göre göre yokmuş gibi davranmak mezhepsizlik densede aslında Ayetlere ve hadislere inkar boyutuna kadar çıkarabilir..

Allahtan korkun

Bu kadar çarpıtılarak bir insan nasıl karalanır işte ispatı. bu yazının hiçbir geçerliliği yok yalan yanlış yorumlarla dolu.

CVP:Allahtan korkun

Eserleri ortada.. Azcık bilgi sahibi olanlar bile görür.

mevdudiyi anlamak

bu kadar basitmi bir alime çamur atmak mevdudi denen zat ömrünü okuma ile geçirmiştir.şüphesiz hataları olmuştur ama bu demek değildir ki hemen onu tekfir edin.sizin beyniniz dümura uğramış ıslah olacak tarafınız kalmamış.ne diyeyim yinede Allah akıl fikir versin

CVP:mevdudiyi anlamak

hataları da olmuştur.. Alimin hatasının faturası sizin gibiler olsa gerek

mevdudi

kım mezhepsiz kım mezhepli ahıret te görucez siz kimsiniz ki önunuze gelene mezhepsiz yok imansız hesap gunu geldıgı zaman hakkımı helal etmıycem sızın cıkarcı cemaat seyhlerınız ıyı ama mevdudı kötu olmayanları muaf tutuyorum allahsızden hesap sorsun yok ismail aga yok erenkoy cemaatı yok adıyaman menzıl yok teblığ cemaatı yok ısıkcılar yok nurcular yok suleymancılar takıjm yutar gıbı cemaat tutuyorsunuz kım hengı cemaatte ıse o doğrugerısı bıdat oluyo ınsaqnları bolenlerden muslımanların ıcıne fıtne dusurenlerden ALLAH (CC) hesap sorsun amın

mevdudi bir

mevdudi bir mezhebsizdir,ehli sünnet olan hiçbir müslüman ona ve yazdıklarına inanmaz onu savunmaz.yazan arkadasın yazılarına katılıyorum ama kımseye de aptal vb. hakaret etmeye gerek yok.herkes ahırette sevdıgıyle beraber olacaktır mevdudi,ibni teymiye gibi mezhebsizlerle mi yoksa abdülkadir geylani,imamı rabbani ,hasanı basri hazretleri gibi evliyalarla bereber olmak istersiniz.bir de ALLAHÜ TEALA icin sevmek onun icin sevmemek durumu var ben ALLAHU TEALA için o mezhebsizleri sevmiyorum.

ne bu

bu yorumları yapan biri iftiracıdır inançsızdır bilgisizdir.

“Benim nazarımda bütün insanlar eşittir.” Demekte ve “Bizden olsun olmasın” diye de bir ilâve yapmakta. S.68

Halbuki insanlar ancak insan olarak eşittir. Fakat bir müslümanla bir kâfir eşit değildir. Müslümana namaz kılması icbar edildiği halde kâfire icbar edilemez.

mevdudi hiçbir kitabında buna yer vermemektedir.aksine 2 insan arasındaki tek farkın inancı olduguna vurgu yapmaktadır. okumadan yazmıssınız işte

ing,lizle sizin oyununuz bakıp basardık dıyorlar

arkadaslar bırakın sımdı onu bunu bız bu zamanda ne yapıcaz tamam oyle oldu boyle oldu ne yapabıleceksınız ıngılız cok guzel oyununu oynuyor bakıp halımıze basardık dıyor herzamankı gıbı gerek yok bunlara o hesabını yuce allah verecek ne yapmalıyız artık ona bakalım lutfen...sa

fazla söze ne hacet!

açıklamaların başını sonunu okumadan kırpmalar yapmak ilmi bir çalışmamıdır ...bütünlüğü bozarsanız mevdudinin eserini istediğiniz gibi anlarsınız...lütfen mevdudinin bu eserini okuyalım ve açıkça saldırıda bulunan bu arkadaşın ortaya koyduğu fikirlerle adaletli bir şekilde karşılaştıralım.."ve kral çıplak diyelim"bu arkadaşa...

mezhepsiz diye başlık

mezhepsiz diye başlık atmanız son derece sacma olmuş o halde insanın aklına gelmezmi alemlere resul olarak gönderilmiş olan peygamberimiz

Ben dünya işleri ile

Ben dünya işleri ile meşguliyeti sebebiyle doğru dürüst birşey okumayan biri olarak son zamanlarda "Allah'ım, nereye gidiyorum böyle !" diyerek tefsir ve hadis kitaplarının bir ucundan tutmaya başlamıştım. Şimdi birileri çıkıp "Tefhimul Kuran" kitabının yazarı Mevdudi için hiç beklemediğim bazı şeyler yazmışlar. Ben ne nasipsiz biriyim böyle ya. Tam bi şeylere başlıyorum, sonra birileri birşeyler söylüyor, hevesim kırılıyor.

İçinde olduğum durumu anlatmak için bir örnek vereyim : Eskiden Cuma namazının farzdan sonra kılınan bölümlerini de kılardım. Sonra İlahiyat okuyan bazı arkadaşlardan "o bölümleri kılmasan da olur, onlar tartışmalı" dedi, şimdi kılmaz oldum.

Yani, sorun bende mi anlamıyorum ve inanın ki benim gibi birçok kişi olduğunu biliyorum.

Bu tartışmalar beni korkutuyor ve sanırım ben ne zaman dini bilgimi artıracak bir yola yönelsem gerek dini hassiyeti yüksek olan kişilerden gerek se de dinle/lerle sorunu olan kişilerden kafamı karıştıran bilgiler duyuyorum.

Bu çok üzücü.

allah sizleri islah etsin

allah sizleri islah etsin

İctihad kapısı kapandı mı?

Slm.
Kardeşim sana katılıyorum: Allah ıslah etsin.
İkinci olarak şunu sorayım: İctihad kapısının kapandığına dair icma olduğunu yazmışsınız. Sadece bir delil istiyorum. İkinci delili istemeyeceğim. Ama deliliniz delil olsun. Yoksa "A şahsının B kitabında yazıyor" gibi delili kabul edemem.
Buyrun hodri meydan...

Mevdudi ve diğerleri!

İNSANOĞLU ÖLÜNCE UYANIR! Ey Allah'ın kulları kardeş olunuz.Birbirinize kin ve düşmanlık etmeyiniz. Başta özeleştiriyi kendimize yapmalıyız.Kendimizi hesaba çekmeliyiz.Yapıcı olmalıyız.Sevdirmeliyiz, nefretten kaçınmalıyız.Ayıpları, kusurları,eksiklıkleri,hataları yapıcı bir uslupla ve rahmetvari eleştiriyle nitelendirmeliyiz.Kötü lakap takarak,elfazi küfür ile isimlendirerek.Gaddarca saldırarak, adeta düşman havasına börünerek karşı atağa geçerek, meydan okumak,hele,hele inanan bir insana hiç yakışmaz.Derli toplu mezkur şahsın üç yüz civarında kitabı var,ve Mevdudi'nin yaşadığı coğrafyanın şartları,insanların düşünce yapısı,hükümetlerin kendisine bakış açıları ve saldırıları.Kendisin haleti ruhiyesi ve nice durum ve koşulları hesaba katmamız lazım.Eğer kusursuz, ayıpsız ve noksansız dost ararsak, dostsuz kalırız.Zira hiç kimse beşeri sıfatlardan arınmış olamaz.Tamlık sıfatı Cenab-ı Hakka mahsustur.Bütün inananları bir aile efratlerı gibi kabullenmemiz lazım diye düşünüyorum.Fikirler, düşünceler, ideolojiler, muhtelif branşlarda yorum yapmak islamın zenginliğindendir, evrenselliğindendir.Kıyamete dek orjinalliğini ve taptazeliğini koruyan yegane sistem islamdır.Bırakalım birbirimizle uğraşmayı; ortak düşmanımız olan yahudi, müşrik ve onlarla işbirlikçilik yapanlar olmalıdır.Eğer biz inananlar birbirmizle uğraşırsak onların rahat yutabilecekleri lokmacıklar haline geliriz.Zaten onların istediği de budur.İslam düşünceler üstü, mezhepler üstü ve herşeyin fevkinde olan ilahi kanunlar manzumesidir.Bütün mes'elelere ve konulara aklı selim ile ve ilim ile yaklaşılmalıdır.Asli mes'eleleri bırakıp tali mes'elelerle uğraşmamak lazım.SELAM VE DUA İLE...FAHREDDİN - BİNGÖL

allah razı olsun

allah razı olsun

haksızlık etmişsin

bu yazıyı asan her kimse mevdudiye haksızlık etmiştir..hakkını helal et ama yazının hiçbir ilmi tarafı yok üstelik islami bir yazıda bu kadar şahsa hakaret içeren (aptal,alçak vb) kelime kullanılmaz...hakkı tavsiye babında söyledim yanlış anlama yanlış cevap verme...

mezhep üzerinden ağır ithamlar

bizler mezhepsizlkle uğraşacağımiza isalamın vahdetiyle uğraşmalıyız. islamın birliğine karşı duranlara savaş açmalıyız zira Allah buyuruyorki Allahın ipine sarılın ve bölünmeyin.bizlerde bu çağrıya kulak verelim ve her zaman suçu karşıda arayacağımıza bir özeleştiri mekanizması kuralım. emin olun bütün islami mezhepler, cemaatler ,guruplar ,bunu yaparlarsa ve Allahın ipine(yani Kurana) sarılırlarsa islam dirliğne kavuşur...selam ile...

mevdudi

hz. osman gibi meleklerin bile kendisinden haya ettiği bir zata, bir islam halifesine dil uzatacak kişi ne mevdudi, ne vahhabi rejimi, ne debu zamanın bir alimi olamaz, herkes aklını başına alsın israiliyat ve ingiliz bozuk mezheblerinin bilgilerini ısıtıp ısıtıp ortaya sunmasın kimsecikler.

Alimler hakkındaki uslup

Mevdudi Hz. Ozman'a hakaret etmiyor. Bağlantılar kurarak zanla, iftira ile bu sitede ilmi olmayan çıkarımlarla alimlere hakaret ediliyor. Allah'tan korkun derrim. Bugün kendi ehli sünnetin merkezinde gören bazu tarikatleri içlerine girmiş şirk ve bidatler ile uğraşsınlar. Oh ne kolay. o vahhabi şu modrenist, şu şia bu mezhebsiz. Bu kafaların alimlerden nasibi olmaz. Çünkü onlar düşünmezler, beyinlerini şeyhlerine kiraya vermişler.

CVP:Alimler hakkındaki uslup

senin beynin kimde kiralı? mevdudi de mi? yoksa ingiliz ajanı afaganide mi?

kimin kim olduğunu cümle alem biliyor... Senin şeyh diye küçümsediklerin anadoluyu islamlaştırdılar. viyana kapılarına dayandılar.. ithal fikirlere bel bağlayıp kendi içine küfretmek buna dense gerek

ictihadın sona ermiş olması

ben yorumumu mevdudi hakkında yapmayacam sadece içtihada neden son verildiğini soracam kuran ve hadis elimizde imam azam ebu hanife hazretleri zamanıyla aynı hadis ve ayetler. hadis ve ayet ışığında neden içinden çıkamadığımız konular aydınlatılmasın ki değerli bir alimin elinde. zaman sürekli akıp gitmekte ve yeni bir sürü soru doğmakta. bir şey daha soracam içtihadın önünü kim kapattı. peygambermiz? hz.ebu bekir? imam azam?

İçtihad kapısı kapanmadıda

İçtihad kapısı kapanmadıda içtihat edecek alim kalmadı. öyle birisi yetişirse o kapıyı aralayabilir. Ama ASHABI KİRAMA ALLAHIN VE PEYGAMBERİNİN ÖVDÜĞÜ KİŞİLERE DİL UZATMAK BİRYANA ELEŞTİRMEK BİZİM HADDİMİZE DEĞİL. ASHABI KİRAMA BİR SÖVMEDİĞİ KALACAK SONRADA MÜÇTEHİT OLACAK ÖYLEMİ. 1400 SENE ÖNCE YAŞANMIŞ OLAYLARI İÇTİHAT ETMEYE HİÇ KİMSENİN HAKKI YOK.ASHABI KİRAM İÇTİHAT ETMİŞTİR. HELE HELE ASHABI KİRAMA DİL UZATARAH OLMAZ BU İŞ. PEYGAMBERİMİZ BUYURUYORKİ Ashabıma sebbetmeyin (dil uzatmayın). Nefsim elinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun (sizden) biri, Uhud dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin infak ettiği bir müdd'e hatta yarım müdd'e bedel olmaz."
"İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenlerdir, sonra da bunları takip edenlerdir. İmran radıyallahu anh der ki: "Kendi asrını zikrettikten sonra iki asır mı, üç asır mı zikretti bilemiyorum." bu sonuncuları takiben öyle insanlar gelir ki kendilerinden şahidlik istenmediği halde şahidlikte bulunurlar, onlar ihanet içindedirler, itimad olunmazlar. Nezirlerde (adak) bulunurlar, yerine getirmezler. Aralarında şişmanlık zuhûr eder." Bir rivayette şu ziyade var: "Yemin taleb edilmeden yemin ederler."

Buhari, Şehadat 9, Fezailu'l-Ashab 1, Rikak 7, Eyman 27; Müslim, Fezailu's-Sahabe, 214, (2535); Tirmizi, Fiten 45, (2222), Şehadat 4, (2303); Ebu Davud, Sünnet 10, (4657); Nesai, Eyman 29, (7, 17, 18).

mevdudi

eseri meydan da.söyledikleride açık ve net.buna rağmen hala onun yani mevdudi mezhepsizinin avukatlığını yaparların aklından zoru var demektir.veya kendisi onun gibidir
uyanın artık.meleklerin bile haya ettiği hz.osmana dil uzatmak bir insana günah olarak yeter sanırım.

MEVDUDİ

SİZİN GİBİ KİM NE DERSE DOĞRUDUR HADİ ASIP KESELİM DİYENLER YÜZÜNDEN DİN BUGÜN BU HALDE ALLAH'IN EMRİNİ YANLIŞ ANLADINIZ TAMAM BARİ BU SAATTEN SONRA HATANIZI KABUL EDİN VE DİNİ DOĞRU ANLAMAYA YÖNELİN ALLAH HİDAYET NASİP ETSİN...

bu kadar güzel bir tesbit

bu kadar güzel bir tesbit ten sonra hala mevdudinin avukatlığına soyunanların aklına şaşarım
eser meydanda
sadece içine girip atfı nazar kafi.elinize sağlık

Burada Mevdudi denen Neudi

Burada Mevdudi denen Neudi Belirsiz ehli sunnet Düşmanı bir insanın Ne oldugunu İslama Ve Müslümanlıga vurdugu darbeleri göstermekdedir bu güzel site ve editor kardeslerimiz. Sende Sunu iyi bilki Bir mümine iftira etmek Ne Demek. Sen suan Bu yazıyı yazan kardesımıze iftira ediyorsun Çünki Bu kardesımız Burada Kınama yapmıyor Açıklama yapıyor once sen Kınamanın ve İftira atmanın neler oldugunu öğren o zaman akılanacaksın... Bu Vahhabiler Ne zamanki Kendılerını Haklı cıkarmaya çalısdılar Hiç bir zaman Başaramadıalr Çunkı Neden Allaha Apacık düşmanlık yapan kendılerıdır Cunkı Ehli sunneti Rasullahın Şefaatinin bir şirk Oldugunu beyan eden kimsenın Imanından şüphe ederım. eger Rasullahın Şefaati olmasaydı Hz. adem efendımız Af edılmeyecekdı. Adını Adının Yanına yazdığın kişinin hürmetine beni af et yarabbi dediğini hatırlatırım... Bu konuyu arasdıran açan kardesımden Allah C.c. Kat Kat Razı olsun.. Bu zıhnıyet Beni Helak edecekdii Lütfen Uyanın Bu zıhbıyet Sapık bir zihnıyettir Allh muhafaza imana zarar verir...

hadis

size bu hadisi söyleyip suscam 'kim ki bir müslüman kardeşini yaptığı birşeyden dolayı kınarsa kınadığı şey başına gelmedikçe ölmez' artık varın gerisini siz düşünün...

allah cezayı vemükafatı

allah cezayı vemükafatı ister bu dünyada isterse ahirete saklar şüphesiz Allah bilen ve duyandır

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

DOĞRULAMA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğün harfleri sırayla yaz
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar