MEZHEPLER NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Mezheb Nedir?
Günümüzde alim ve hocaefendilere halk tarafından yönlendirilen soruların en önde gelenlerinden biri de mezheplerin nasıl ortaya çıktığı sorusudur.
Mezheb’ kelime anlamı itibariyle ‘gidilen yol’, ‘mecra’ anlamları taşır. Dini ıstılahta ise içtihat (rey; görüş; hüküm) derecesine ulaşmış olan alimin dini meseleleri bir bütün sistem halinde ortaya koyması, bir anlamda teknik yorumlar bütünü oluşturmasıdır.
Kısaca ifade etmek gerekirse, her Müslüman; Kur’an’ın hükümlerini, Resulüllah’ın (sav) hadislerini ve sünnetini, daha sonraki sahabe ve tabiinin görüşlerini ve bunlara ait bütün ilimleri tam manasıyla öğrenip uygulayamayacağına göre bunları bilen bir alime tabi olmak zorundadır. Bu durum fiili bir zorunluluk olup farz veya vacip değildir.
Bu zorunluluk, hem kişisel bilgi ihtiyacını gidermek hem de cemaat halinde uygulanması gereken namaz, Hac vb. gibi ibadetlerde, idarede, yargıda ve daha bir çok sosyal alanda bütünlüğü ve birlikteliği koruyabilmekten kaynaklanıyordu.
İşte, alimler içerisinde de öyleleri vardır ki, diğerleri onun görüşüne ve ilminin sağlamlığına tabi olmuşlardır. Yetiştirdiği talebeleri, yazdığı eserleri, nesilden nesile o görüşleri devam ettirdiler. Böylece, o en güvenilir alimin sistemli görüşleri, sağlam hüküm ve prensipleri etrafında, zamanla bir yorum tarz ve tekniği, bir okul, bir ‘mezheb’ oluşmuştur.
Peygamberimiz zamanında ‘mezheb’ var mıydı?
Mezhepler ayet ve hadisleri farklı anlamaktan kaynaklandığına göre, Peygamberimizin zamanında mezhep olması düşünülemez.
Çünkü Resulullah (sav) zamanında bir mesele olduğunda, sahabiler Peygamberimize geliyor, soruyordu. Peygamberimiz hüküm veriyor, muhakeme için gelenlerin davalarını neticeye bağlıyordu.
Şayet sorulan şey yeni ve hakkında ayet nazil olmayan bir mesele ise Allah’ın hükmünü bekliyordu. Bu sual üzerine o meselede hükmü ya Allah’ın bildirmesi ile Resulullah (aleyhisselam) veriyordu veya bir ayet iniyor, mesele hakkında hüküm bildiriyordu. Şayet indirilen ayet-i kerime açıklamaya muhtaçsa, Peygamberimiz (sav), o ayeti izah ediyordu.
Resulullah bir meselede ne diyorsa, Sahabiler onu yapıyorlardı. Çünkü bununla ilgili Allah’ın emri kesindi: “Deki; ‘Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.” (1)
Başka bir ayet-i kerime ise şu mealdeydi:
“Peygamber size ne emretmişse alın, neyi yasaklıyorsa ondan da kaçının…” (2)
Böyle olunca, Asr-ı Saadette her meselede hükmü Allah ve Resulü bildirdiği için, Resulullah hayatta iken farklı mezheplere ihtiyaç yoktu.
Mezhepler nasıl ortaya çıktı?
Peygamberimizin vefatından sonra İslâm alemi genişledi. İran, Irak, Suriye gibi yerler fethedildi. Hz. Ömer (ra) Zeyd b. Sabit, Abdullah bin Ömer (ra) Medine’de kalırken, pek çok sahabi efendimiz de yeni fethedilen yerlere dağıldı.
Mesela Abdullah bin Mesud (ra) Irak’a; Ebu Mûsa el-Eşari (ra), İmran bin Huseyn (ra) ve Enes Bin Malik (ra) Basra’ya; Ebu’d-Derda (ra), Muaz bin Cebel (ra), Muaz bin Cebel (ra) Muaviye (ra) Ubade bin Samit (ra) Şam’a gitti. Her Sahabi bulunduğu yerde fetva ve ilim öğretme işleri ile meşgul oldular.
Sahabiler, kendilerine sorulan suallerde evvela, Kur’an’a müracaat ediyorlardı. Sualin cevabını Kur’an’da bulamadıklarında hadislere bakıyorlardı. Hadislerde de bulamazlarsa, Kur’an ve hadise dayanarak kendileri içtihad yapıyorlardı.
Çünkü bu sahabiler aynı zamanda Resulullah (sav)’in yanında uzun süre kalmalarından dolayı, Kur’an ve Sünnet’ten hüküm çıkarabilme anlayışına sahiptiler. Yani müçtehit idiler.
Bir yandan Müslümanların dini meselelerine çözüm bulan, fetva veren bu Sahabiler, diğer taraftan dini ilimler sahasında pek çok talebe yetiştirdiler. Böylece Peygamberimizin bırakmış olduğu ilim ve hikmet mirası, Sahabiler yoluyla kendilerinden sonraki nesil olan Tâbiin’e intikal etti.
Sahabilerden ders alan ve kendilerine Tabiin denilen zatlar, çeşitli İslam merkezlerinde bulunuyorlardı.
Mesela Medine’de Salim bin Abdullah bin Ömer, Zühri, Yahya bin Said, Mekke’de Atâ bin Rabah, Kûfe’de İbrahim en-Nehai, Basra’da Hasan el-Basri, Şam’da Mekhul bin Muslim el-Huzelî, Yemen’de Tavus bin Keysan (rahmetullahi aleyhim ecmain) bu zatlardan bir kaçı idi.
Bu imamların her biri kendisinden ders aldığı sahabinin rivayet ettiği hadisleri ve çeşitli meselelerdeki fetvalarını derlediler, bir araya topladılar. Bunlar da kendilerine sorulan suallerin çoğunu evvela Kur’an’da, sonra da hadislerde ararlar, cevabını bulamadıkları meselelerde, kendi içtihatları ile verdiler.
Tabiin imamları da Sahabiler gibi bir yandan Müslümanların suallerini cevaplandırırken, bir yandan da talebe yetiştirmekle meşgul oluyorlardı. Çevrelerinde halkalanan talebelere İslam ilimlerinden ders veriyorlardı. İslam hukukunun temelini kurma, karşılaşılan yeni meseleleri enine boyuna inceleyip hükümlerini açıklama hususunda talebelerine rehberlik ediyorlardı.
Tabiinin yetiştirdiği bu talebelere “Tebe-i Tabiîn” denir ki, meşhur olanları şunlardır:
İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Evzaî, Leys Bin Sa’d, İmam Şafiî, Ahmed bin Hanbel, Süfyan-ı Servi, Süfyan bin Uyeyne (rahmetullahi aleyhim).
Bu zatlardan bazıları, mesela İmam-ı Azam, her ne kadar birkaç sahabiyi görmüşse de ilmi hüviyet itibariyle Tebe-i Tabiinden sayılır.
Tabiin alimleri Sahabilerin fetvalarını topladıkları gibi Tebe-i Tabiin alimleri de Tabiinin fetvalarını topladılar. Ayrıca kendileri de fetva verdiler. Yeni karşılaşılan meselelerde fikri çalışmalarda bulundular ve belli esaslar ortaya koydular.
Tebe-i Tabiin devri, başta tefsir ve hadis olmak üzere bir çok ilmin tahsil edildiği münbit ve bereketli bir zamandı.
Müçtehid derecesinde pek çok imam vardı. İşte fıkhi-ameli mezheplerin teşekkülü Tebe-i Tabiin zamanına rastlar. Gerek sahabilerin, gerekse Tabii’nin temel meselelerinin dışında kalan teferruatla ilgili meselelerde, Kur’an ve Sünnet ışığında yaptıkları içtihatlar neticesinde, aynı konuda farklı fetvalar ortaya çıktı.
Müslümanlar, kendi bölgelerinde yaşayan imamın fetvalarını biliyor, onu tercih ediyor ve onunla amel ediyordu. İşte bu tercih ve taraftarlık, zamanla yerini “gidilen yol” manasına gelen “Mezhepleri” ortaya çıkardı.
Hanefi Mezhebi’nin ortaya çıkması
Hanefi mezhebinin temeli, İmam-ı Azam’a yani Ebu Hanife’nin (H.80-150 / M.699-767) içtihatlarına dayanır.
Aynı şekilde İmam-ı Azam’ın talebeleri de onun rivayet ettiği hadisleri, kabul ettiği görüşlerini toplayarak sistemleştirdiler. O görüşlerinden yeni yeni eserler telif ettiler. Zaman içerisinde bu eserlere şerh yazdılar. İmamların görüşlerine ve fıkıhtaki usullerine uygun yeni yeni hükümler çıkardılar. Bunlarda çeşitli bölgelere dağıldılar. Böylece İmam-ı Azam’ın görüşleri bir mezhep halini aldı.
İmam-ı Azam’ın talebeleri arasında en meşhurları; İmam Ebu Yusuf ve İmam-ı Muhammed’dir. Bu iki İmamın zaman zaman İmam-ı Azam’dan farklı fetvalarda verdiklerini de burada ifade edelim. Bunun en mühim sebeplerinden birisi, o alimler zamanında hadislerin daha derli toplu hale gelmesidir. Bunlar kendilerine sahih bir hadis ulaştığında (İmam’ın fetvasına aykırı bir şey söylüyorsa) hocalarının fetvalarına zıt hükümler vermişlerdir.
Mâliki Mezhebi’nin ortaya çıkması
Maliki mezhebi, İmam Malik Hz.lerinin (ö. 179 / 795) içtihatlarına dayanır. Zaman içerisinde İmam-ı Malik’in talebeleri de onun rivayet ettikleri hadisleri ve görüşlerini toplayarak benimsemiş ve sistemleştirmişlerdir. Onun talebeleri de onun metoduna uygun şekilde karşılaştıkları yeni meselelerde fetva verdiler, böylece de Malikî mezhebi ortaya çıktı.
Şafi Mezhebi’nin zuhuru
İmam Şafii, Maliki ve Hanefi mezheplerinin usullerinin yayılmaya başladığı ilk zamanlarda yetişti. (H.150-204 / M.767/819).
İmam-ı Şafii Hz.lerinin, bu iki İmam’dan sonra dünyaya gelmesi, kendisi için Allah’ın büyük bir lütfu idi. Çünkü o ilimle meşgul olduğu zamanlarda, bu iki mezhep teşekkül etmiş, usülleri belirlenmiş ve bir çok yerde yaygınlaşmıştı. Dolayısıyla İmam-ı Şafi Hz.leri mezheplerin yollarını inceleme fırsatı buldu. Ve onlardan farklı bir usül takip etti. Ve fıkhın usulleri ile ilgili İslam tarihinde ilk eser olan ‘er-Risale’ isimli kitabını yazdı.
Diğer taraftan, Sahabilerin her biri (tabii olarak) bütün hadisleri bilmiyordu. Hakkında hadis ulaşmamış meselelerde kendi içtihatları ile fetva veriyorlardı. Bu da birbirinden farklı değişik yerlerde yaşayan sahabiler arasında, aynı konu hakkında farklı hükümler vermesine yol açıyordu.
Sahabilerin içtihatları İmam-ı Şafii zamanında derlenip toplanmıştır ve böylece aynı meselede sahabilerin verdikleri farklı fetvalar gün yüzüne çıkmıştı. İmam- Şafi bunların çoğunu sahih hadislere dayanarak eledi.
Yine, önceki alimlerin o konuda kendilerine bir hadis ulaştığı takdirde, o hadisi bilmeden evvel kendi içtihatlarıyla verdikleri fetvalardan vazgeçtiklerini gördü. Bunun için önceki alimlerin ittifak etmedikleri içtihatlara sarılmayı bıraktı.
Zaman içerisinde fakihler onun etrafında toplandılar, onun kitaplarını şerhettiler. Onun geliştirdiği usüle uygun fetvalar verdiler. Böylece Şafii Mezhebi doğdu.
Hanbeli Mezhebi
Hanbeli Mezhebi’nin esasları, Ahmed b. Hanbelin içtihatlarına dayanır. Yine bu mezhep de onun talebeleri tarafından sistemleştirilerek batıl olan ve sahih kavillere dayanmayan görüşlerin zararlarından bertaraf edilerek günümüze kadar ulaştırılmıştır.
Günümüze ulaşamayan Sünni mezhepler ve Sonuç
Sahabe, Tabiin ve Tebe-i Tabiin devirlerinde müçtehitlerin fazla olması, birçok mezhebin ortaya çıkmasına sebep oldu. Zaman içerisinde onun üzerinde Sünni fıkhi mezhep ortaya çıktı.
Zaman geçtikçe mezhep imamı durumunda olan alimlerin birçoğu kendilerinden daha alim gördükleri veya aynı meselede aynı içtihatta ittifak ettikleri imamların mezheplerine girdiler. Çünkü bu mübarek zatlar, içtihat yaparken nefsine kapılmaktan, ilmi enaniyet ve taassuptan tamamen uzaktılar. Bunun için de hakkı nerede bulsalar kabul ediyor, sahip çıkıyorlardı.
Müçtehitlerin yaptıkları içtihatların, verdikleri fetvaların yayılmasında ve bir mezhep halini almasında talebelerinin büyük rolü oluyordu. Bazı imamların talebeleri, hocalarının fetvalarını tertib ve tasnif ederek bir sistem haline getirirken; pek çok talebe aynı başarıyı gösteremedi.
Bazı mezheplerin yayılamamasının ve zamanla mensubu kalmamasının bir diğer sebebi de, Kur’an ve hadisi esas aldıkları halde bunların işaret ettiği; kıyas, örf, adet gibi hususları nazara almamalarıydı. (Dolayısıyla görüşleri, ortaya çıkan yeni durumlara açıklık getirmekte yetersiz kalıyordu.)
İşte bu ve benzeri sebeplerden dolayı, bugün Müslümanların ekseriyetinin tabi olduğu dört hak mezhep varlığını devam ettirirken, diğer hak mezhepler kitap sayfalarında kalmaktan kurtulamadı.
Bu imamlardan bazıları şunlardır; Amr el-Evzai, Süfyan-ı Servi, Ebu’l Haris el-Leysi, Davud ez-Zahiri, İbn-i Cerir et-Taberi, Hasan-ı Basri (rahmetullahi aleyhim ecmain).
Dipnotlar:
1. Âl-i İmran Sûresi, 31.
2. Haşr Sûresi, 7.
İSMAİL MUTLU
63. Sayı
Mart 2006
MEZHEPLER
ARKADAŞLAR KAFAM KARIŞTI NEYE İNANACIGIMI BİLEMİYORUM KURAN OLSUN VEYA SÜNNETİ PEYGAMBERİMZİN TEKTİR TEK DOGRU VARDI MEZHEPLER PEYGAMBER EFENDİMİZ ZAMANINDA YOKTU DİYORSUNUZ ABDESTİ ELE ALARIM YOK O MEZHEPTE KAN BOZMAZMIŞ ÖBÜRÜNDE BOZALMIŞ GAZ VE İDRAR ÇIKARTMAK BAŞKA MEZHEPE GÖRE BOZMAZ BAŞKA MEZHEPE GÖRE BOZAR KURAN OLSUN PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİ TEK DOGRUDUR NEYE GÖRE HAREKET ETCEZ PEYGAMBERİMİZ ZAMANINDA MEZHEP YOKMUŞ SİZ DİYORSUNUZ E BUNE MEZHEPLER ŞİMDİ ONAO MEZHEPE GÖRE NAMAZ FALKLI ABDESİ BOZAN ŞEYLER FALKLI HANGİSİ DOGRU BENİM MEZHEPİMİ KİM TAYİN ETTİ VEYA SİZİN PEYGAMBER EFENDİMİZ NASIL UYGULADIYSA ODUR GERÇEK İYİ BEN DEN GAZ ÇIKARTIM VEYA KAN ÇIKTI ABDESTİM BOZULDU NAMAZ KIRAMAM AMA DİGER MEZHEPDEKİ YOK KAN ÇIKTI YOK İDRAR YASPTI VEYA GAZ ÇIKARTTI ABDESTİ VE NAMAZI KABUL YOKYA ÖYLE ŞAÇMALIK OLURMU KURANDA NERDE VAR BİZ DİNİMİZİ HİÇ BİLMİYORUZ ONA GÖERE FALKLI BA ŞKASINA GÖRE FALKLI SAÇMALIK PEYGAMBER EFENDİMİZİN UYGULADIGI HİÇ BİR ŞEYİ BİLMİYORUZ NE YAZIKKI ULAMA SDİNDİNİMİZ HERKESE AYNI GELMİŞ SANA BANA FALKLI DEGİL
t7
CVP:MEZHEPLER
Mezhepler peygamber efendimizin sünneti ve kuran ahlakını korumak üzerine vardır. Bir koruyucu kaledir. Kötü niyetli ve dengesiz sözde kendini bilgin sanan cahillere karşı en büyük savunma sistemidir. O yüzden o dengesizler sürekli mezheplere saldırırlar..
Halbuki mezhep imamları herşeyi en ince ayrıntıya kadar tartmış. Ve gerekli yerlerde ictihat yaparak yol göstermişlerdir. Kan abdest bozar mı gibi detaylar ise o konudaki hadis kaynakların net bilgi vermemesi üzerine bir mezhep imamı kan bozduğu için diğeri kadın dokunduğu için olarak ictihat yapmış..
Aslında amelde 4 hak mezhep bir binan 4 çıkış kapısı gibidir. Temelde herşey birdir..
selam sevgi ve dua ile
Kendinle çelişiyorsun
Kendinle çelişiyorsun arkadaşım yorumunda 4 mezhep temelde birdir diyorsun tamam 4 mezhep temelde birdir ancak bölünmesine gerek yoktu diyorum ben. Sen mezhepler kötü niyetli ve dengesiz sözde kendini bilgin sanan cahillere karşı en büyük savunma sistemidir diyorsun. Ben hz muhammed'in bilgisini kesin doğru sayıyorum diyorum onun zamanında mezhepler yoktu ise insanlar huzur içinde yaşıyordu ise şimdi huzursuzluk hakimse 4 farklı görüş hakimse temelde birleşemediklerinide gördüğümüze göre neyin savunma sisteminden bahsediyorsun sen?
Dinin 4 mezhep ve temelde birse neden 4 ayrı mezhep var 4 farklı görüş hakim. Hz muhammed (s.a.v) zamanında mezhepler yoktu ise şimdide olmaması gerekir. Huzursuzluk bölünen yerden aynı şeye farklı anlamlar yüklemekten çıkar iyi düşün derim yazmadan. Ozaman şunuda kabul edeceksiniz 4 kitabın manasıda tek neden ayrıyı gayrıyı savunuyorda şirk koşuyorsunuz.
Hiristiyanı yahudiyi museviliği müslümanlığı niye ayırıyorsunuz temelde hepsi birdir hepsi allahın emir ve yasaklarını buyurmuştur. Adama senin mezheplere inandığı gibi kendi dinine inandığı için kafir diyorsunuz. Ayrı gayrıyı çıkaran kim kardeşim kim diyorum allahın ayrısı gayrısı yoktur allahın huzurunda hepimiz eşitiz bunun aksini söyleyebilirmisiniz? Kalkmışsın mezheplerden bahsediyorsun ayrı gayrı yok arakdaşım tekte buluşalım. Benim düşüncem budur.
CVP:Kendinle çelişiyorsun
Mezhepler hz. muhammed zamanında nasıl olsun ki? bütün insanlık aklına takılan herşeyi gelip peygambere soruyordu. ve sorun kökünden çözülüyordu..
Fakat Peygamberden sonra ise aradan yüzyıllar geçiyor. çok geniş kıtalar feth ediliyor. ve insanların soruları sorunlarınları daha fazla. işte o zaman mezhepler devreye giriyor. bütün soruları hz. muhammed s.a.v in hayatına yaşamına göre cevaplıyorlar.
Bugün bile binlerce sorular var. ve asla 1400 yıldır sorulmamış?
- cococola haram mı?
- bira içilebilir mi?
- GDO lu ürünleri yemek doğru mu?
- Katkı maddelerde nelere dikkat edilmeli?
- Uzay istasyonunda nasıl namaz kılınacak?
- Marsa gidecek müslümanlar namazlarını nasıl kılacaklar?
- borsa kumar mıdır değil midir?
- hisse senedi alabilir misin?
- bigbang patlaması oldu ise hiçlik nedir?
herkes bir yerinden cevap uydurursa ne olur?
mezhepler fikir birliliği demektir. bunları nasıl gidip hz. muhammed'e sorabilirsin? o zaman ne yapacaksın? Hz. Muhammed'in yolunda giden toplumca kabul görmüş büyük islam alimlere danışacaksın...
umarım kafanda şimşekler çakmıştır..
slm
türkiyede neden hanifi mesebi daha yaygın bunun nedenini açıklar sanız savinirim
birde neden mezhepler bölge bölge ayrılmıs hepsi osmanlı topragıydı tek mesep olmamıs ?
ALLAH c.c. Razı olsun kardeş.
ALLAH c.c. Razı olsun kardeş.
kopek sevdigimde abdest bozulurmu
ornegin ben hanifi mezhebindeyim alt komusumuzun kopegini seviyorum kopek korkumu yenmek icin abdest bozuluyomu kiyafete kopek deyiyosa kiyafeti degistirmek mi gerekiyo bilmiyorum da
''Bin kere mazlum olmak,Bir kere zalim olmaktan iyidir.Hazreti Ali (r.a)''
Selam.aleykum
kardeş abdest bozulup bozulmadıgını sölemiyecegim ama sana bi kıssa anlatayım yola sen cık sahabenin biri geliyor 1 damla'danda kücük bir leke var üstünde peygamber efendimize diyorkki böle namaz kılsam olurmu olmaz diyor artından bi sahabe geliyor üstü bası kirli ben böle namaz kılsam olurmu diyor olur dyor soruyorlar kücük leke olana olmaz dedin büyüge olur dedin hikmeti nedir pegamber efendimiz lekesi cok olan tamirci her namaz vakti geldiginde üstünü degiştirmeye zortunur kılmaz namaz ama ufak lekesi olanın işi güçü yok onun temiz olması lazım der gel gelelim senn konuya kardeş köpek sokakda dısarda geziyor bizleniyor sana degiyor abdest bozulmasa bile üstün kirleniyor salyası akıyor hem salyası saglık acısındanda iyi bişe degil hem namaz acısından umarım anlamısındır bide su köpek cennete girer dyen arkadaş peki hiç arasdırmısmı o köpek neden giriyor cennete yada hangi kılıkda giriyor o köpek Koç olarak cennete giriyor hakınızı helal edin saygılarımla.
kopek sevdigimde abdest bozulurmu
hayır
abdest bozulmaz fakat
abdest bozulmaz fakat peygamber as bir hadisi şeriflerinden şöyle buyurmaktadır beslenmesıne musade edılmedıği fakat eğer durum itibarıyla bekçi olarak kolanılabilmesine izin verilmiştır
KITMİR
Bozulmaz kardeş bozulmaz,değil mi ki Ashab-ı Kehf'in köpeği Kıtmir'de cenete girebiliyor,cennet ehlinden olabiliyor,o zaman köpekten insanlara da bir zarar gelmez,bunlar din yobazlarının uydurduğu hurafelerdir.Adam köyünde bütün gün ineğiyle,tavuğuyla,horozuyla,eşeğiyle haşır neşir oluyor,onunla sarmaş dolaş,ama maalesef büyük şehre geldiğinde sosyete oluyor,kedi köpek gördüğü zaman ay üstüme değmesin diyor.Kur'an'da kuşlar da bir ÜMMET'tir" denmiyor mu? deniyor o zaman sırf kuşlar değil diğer bütün hayvanlar da Ümmettir,çünki hepsini Alemlerin Rabbi Allah yaratmıştır.Hayvanlara eziyet edenler,bir lokma ekmek su vermeyenler,onları öldürenler,işkence edenler elbet bir gün Allah'ın azabını tadacaklardır.
iyiki merak ettim
Allah razi olsun, hanefi mezhephindenim diyordum ama nasil ortaya cikti ve bu gune geldi bilmiyordum su anda ogrendim, anlatiminiz icin tesekkurler.
bi soru sorabilirmiyim ?
bi soru sorabilirmiyim ?
neden şafiiler köpeklerle temas kuramıyor, bi yeri kanadıgında abdesti bozulmuyor
aradaki farkı kim koymus peygamber efendimiz zamanında mı bu şartlar ortaya çıkmış yoksa millet kendi kafasından mı istedigi gibi yorumlamış ?
CVP:bi soru sorabilirmiyim ?
Peygamber efendimiz zamanında yaşanan her olay ve hadise o olayı şahit olan görenler tarafından aktarılmış. O dönem TV, internet vs. olmadığı için insanların zeka ve hafıza gücü daha ileri durumda duygukları gördükleri şeyleri hatırlayıp aktarmakta daha yeteneklilerdi. Hele ki peygamberimizi görenler onunla zaman geçirlenler hiç birşeyi unutamıyordu..
bugün bir çok genç lise ortaokul ünversitede AŞK yaşayıp karşı cinsle yaşadığı bir çok anı unutamıyorlar. yıllar geçse de ilk aşkar unutulmaz diyorlar.. Peygamber aşkı sevgisi, karşı cinse olan sevgiden tutkudan çok daha ileri düzeyde idi.. ve peygamber aşığı bazı insanlar ise köy köy şehir şehir gezip peygamberle anısını olan herkesten bunları dinleyip yazmışlar.
İşte bazı olayları şahit olanlar o an peygamberimize detaylı soramayı akıl edemmiş olabiliyorlar belki ama o yaşananları sonralardan uzmanlara aktarıyorlar. Uzmanlar yani mezhep imamları da yaşanan bir olayın nedenini kuranı kerime ve diğer yaşananlara bakarak nedenini sorgulayıp buradan insanların akıllarını karıştırmasın diye kesin ve net hüküm çıkarıyorlar..
Kan olayı vs de buralardan ortaya çıkmaktadır. Bir gün peygamberimiz namaz kılarken bir yanı kanıyor. ve o kanı hz. aişe validemiz temizliyor. Sonra da peygamberimiz tekrar abdest alıp namazını kılıyor.. Şafiiler kadın dokundu diye abdest aldı diyor. Hanefiler de vücudundan kan çıktı diye abdest aldı diyorlar. farkta buradan çıkıyor.. Şafii mezhebindenseniz kan vs durumunda abdestiniz bozulmazken hanefi mezhebinde olanların abdesti bozuluyor.. her ikisi de doğrudur. Bize düşen hangi mezheptensen ona uymamızdır.
Biraz daha dikkatle incelediğinizde ise;
Hanefilerde, kadın dokunduğunda cinsel birşey hissedersen meni,vezi vs degelirse abdest almak gerekir.
Yine hanefiler de vücudunuzda bir yeriniz kanıyor, yaralısınız ve arada bir kanama devam ediyorsa ve üzerinden bir namaz vakti geçti ise o yer kanmaya devam etsede abdestiniz bozulmaz.
Bunlar da püf noktalarıdır. teferruatlarda bazen farklılıklar olsada hanefi, şafii, manbeli ve maliki HAK MEZHEPLERİ temelde tamamen birbirlerinin aynısıdır..
mezhepler
slm mezhepleri ne zaman ortaya cıktıgını nedenıyle bırlıkte yazar mısın rıca ederım alla a razı olsun sagyımla....
mezhepler
arkadaşlar islamda fitne çıkartma amacıyla bu tür sorular sorulmaktadır
bu tür soruları soranların bir çoğu ibadetleri tam anlamıyla yerine getırmezler asıl cevap
şudur nasıl ki şerıatın imamları hak ise onların yanı resulullsh as vekıl tayın ettiklerinin söyledikleride haktır çönkü mezheplerin zararının olmadığı gibi görmek istenılırse faydası vardır saygılar yahya delek
CVP:mezhepler
Mezhepler birden hop diye ortaya çıkmadı. Bugün ki zekariya beyazlar, yaşar nuri öztürkler gibi ileri geri konuşanlar eskiden de vardı. daha peygamberimizin vefatından 100 yıl geçmeden fazlası ile türemiş farklı farklı yorumlar yaparak islamı yozlaştırmaya kalkışmışlardı. Nasıl bugün tavuktan kurban olur mu diye tartışıyorlarsa o zamanlarda o dönem şartlarına göre tartışmaya kalkışanlar olmuştu.
İşte imam azam gibi çok büyük alimler islamı yolsuzlaştırmaya kalkışanlara karşı kafa karıştırıcı tüm sorulara kuran ve sünnet ışığında teker teker cevaplamışlar. ve eğitime önem vererek talebeler yetiştirmişler. Alanında yetişen uzmanlar sayesinde bu cevaplar dönemin ilim adamlarınca da kabul görüp üzerinde ittifak edilmiş..
Durum budur
bu forumda size cevap yazmak
bu forumda size cevap yazmak bana dustugu icin cok uzgunum , ama yazmak lazim .
sarlatan dediginiz kisi, ilahiyat fakultesi mezunu ve hocasi, hukuk fakultesi mezunu ve islam hukuku uzmani , felsefe bolumu mezunu bu kisi profesor siz bu ozelliklerden hangisine sahip olarak bu kisiler hakkinda asagilayici ifadelerde bulunabiliyorsunuz .
ALLAH ISLAH ETSIN derim baska bir sey demem...
CVP:bu forumda size cevap yazmak
diploma şarlatanlığa engeller diye bir kural bilmiyorduk..
hani diyorsunuz ya peygamberin mezhebi ne..
Peki o zaman kardeşim peygamber hangi fakulteyi okumuş? diploması ne?
o zaman sizin kafanıza göre peygamberin dediklerinin hiiiç hükmü yok!!
hayata küçük pencerenizden bakmaya devam ediniz siz
çokk saolun valla allah
çokk saolun valla allah razı olsun yazılımız vardı mezhepler çıkacaktı çok yardımcı oldu bu bilgilerinizz
Çok teşekkür ederim
Çok teşekkür ederim proje odevimi bitirdim sizin sayenizde
Allah razı olsun, güzel
Allah razı olsun, güzel özetlemişsiniz.
teşekkür ederim..
teşekkür ederim.. sede bir vatandaş..
allah razı olsun güzeldi
allah razı olsun güzeldi
Paylaşımınız için
Paylaşımınız için şükranlarımı arz eder Cenabı Mevlamızdan kaleminize kuvvet dilerim.
Zaman zaman bende birçoklar insanlar gibi 'acaba asrı saadette mezhep varmıydı yokmuydu' şeklindeki suale cevap bulmaya çalışırdım. Mezhep imamlarımızın gayretlerini görünce, ve içtihatlarının sahabeyi kirama ve dolayısıyla efendimize isnat ettiklerini görünce, asrı saadette ameli cihetten mezheplerin vaar olduğunu gördüm. Ameli cihetten mezhepler vardı, ama şahıslara nispet ettirilerek yokdu.
çok güzel olmuş
çok güzel olmuş
mehsep
musulman dini bir olduğuna göre .Mehsepler niye çikmiş detayli bilgi verirseniz sevinirim şimdiden tşk ederim
mezhepler
kopyalanacak bişi verseydiniz daha iyi olurdu ama yinede allah razı olsun
teşekkürler
teşekkürler
helal olsun
helal olsun iyiyazmıssınız
performans ödevimi yapmak
performans ödevimi yapmak için çok işime yaradı çok saollun a.e.o
ALLAH RAZI OLSUN GÜZEL
ALLAH RAZI OLSUN GÜZEL YAZMIŞSINIZ
çok güzel hazırlanmış
çok güzel hazırlanmış saolun
ALLAH RAZI OLSUN GÜZEL
ALLAH RAZI OLSUN GÜZEL YAZMIŞSINIZ HERKESİ ALLAHA EMANET EDİYORUM HOŞÇAKALIN BY BY
allah razı olsun. din
allah razı olsun. din ödevimi bitirmekle beraber gerekli bilgiye sahip oldum
mezhepler
o halde ben peygamberin mezhebinin olmadığını anlıyorum.karar veremedim doğrusu ben peygamber efendimize tabii olmak isterim.doğru bırkac tane olamazki? hepsi haksa o halde doğru cok oluyor buda anlamsız geliyor bana!doğru tek ise ki öyle olmalıdır,o halde yanlış hangileri?allah bizleri doğru yola ulaştırsın diyorum. yazdıklarım nedenı ıle lutfen kızmayın benı de anlamaya calısın kardeslerim.ayrılık gayrılık kafama yatmıyor benım...
kimse kızmaz çünkü bu konuda
kimse kızmaz çünkü bu konuda aklı karışan bi çok insan var .. sana şu bilgimi aktarmak istiyorum .. tabikide doğru bir tanedir .. sen seçtiğin mezhebin yolundan git eğer o alim diyelimki bir konuda yanlış fetva verdiyse bile asla günah yazılmaz ona.. onun yolundan gidenlerede yazılmaz .. aksine mesela öğrneklendirecek olursak doğru fetva verdiyse 10 yanlış fetva verdiyse 1 sevap kazanır ..
hangi meezhep aklına yatıyo mantığına uyyosa seç birini ve sadece onun yolunda ilerle ..
için rahat olsun hepside Allahın yoluna götürecek seni ..
ya kardeşim sen kimsin nesin
ya kardeşim sen kimsin nesin herkese akıl verip burda fetva veriyorsun...yazdığın yazıdan hiç mi bişey öğrenmedin de burda imamlık taslıyor insanları yönlendiriyorsun
allah razı olsun çok
allah razı olsun çok güzel bilgiler var
allah razı olsun çok
allah razı olsun çok güzel bilgiler var
mezhep
paylaşımlar çok güzel ama biraz daha geniş tutulmalı
mezheb
ya cok uzun bıraz kısa olsa sper olurdu :d
benim daha çok ayrıntıya
benim daha çok ayrıntıya ihtiyacım var teşekkür ederim
yetersiz paylaşım
yukarıdaki yazıda sadece ehli sunnet vel cemaat mezheplerinden bahsedilmiş.şianın hak mezhepleri olan ve kuruculuğunu hz Muhammetin torunlarından olan cafer sadık ve muhammet bin zeydin yaptığı caferilik ile zeydilikten hiç bahsedilmemiş.lütfen islamı bütünleyici bir şekilde aktaralım okurlara....
Mezhep
İstifade ettim teşekkürler. Bir köy imamı...
mezhepler
allah razı olsun çok güzel paylaşım
tşkler
*paylaşım için çok tşkler ama böle sitelerin artırılması gerekiyo
sonunda
paylaşım için tşkler kaç sattir arıyodum
ne mutlu bize teknoloji
ne mutlu bize teknoloji birtuşla dinimizi araştırıp öğreniyoruz allah razı olsun
mezhepler
çok teşekkür ederim asi prenses
Yeni yorum gönder