kelam

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

VESÎLE ve TEVESSÜL HADİSLERİNİN KAYNAK DEĞERİ

GİRİŞ

A. ARAŞTIRMANIN KONUSU ve ÖNEMİ

Yaratılışı itibariyle insan, hem biyolojik hem de psikolojik bakımdan âciz ve zayıf bir varlıktır. Özellikle yaşanan sıkıntı ve çaresizlikten kurtulup huzur ve gönül rahatlığı içinde yaşamak için maddi-manevî bir vesile aramak, insanın yapısında var olan bir duygu ve düşüncedir. Bütün nevileriyle tevessülün, bu duygu ve düşüncenin birer tezahürü olarak ortaya çıktığını söylemek yanlış olmasa gerektir.

Vesile ve tevessül, daha ziyade kelâm ve tasavvuf anabilim dallarıyla münasebeti olan bir konudur. Ancak kabul edilmelidir ki, özellikle münakaşa mevzuu yapılmış kelâm ve tasavvuf problemlerinin mesnedi Kur’ân-ı Kerîm ve onun vazgeçilmez yorum ve pratiği demek olan hadis/sünnet olmak durumundadır. Hadis anabilim dalını doğrudan ilgilendiren çalışmalardan birisi de, Kur’ân’dan sonraki dayanağı hadis olması gereken tefsir, fıkıh, kelâm ve tasavvuf gibi temel İslâmî ilimlerin kullandıkları delil ve malzemelerin, teknik anlamda ne ifade ettiğini tesbit faaliyeti olmalıdır. Bu tesbit; tahriç ve değerlendirme faaliyetinin, hadisçinin mensubu bulunduğu anabilim dalı için olduğu kadar, diğer anabilim dallarına mensup araştırmacılar için de önemli bir hizmet olacağında şüphe yoktur.

EBÛ HANÎFE MÜNAZARALARI

Tartışılan bir konuda doğruyu ortaya çıkarmak için karşılıklı konuşmaya “Münazara”, taraflardan her birine de “Münazır” denir. Hasmını susturmak için yapılan mübahaseye ise “Cedel”, taraflardan her birine de “Mücadil” adı verilir. Mücadilin amacı her nasıl olursa olsun konuştuğu kişiyi susturmaktır. Bu yüzden onun ameliyesi, bilgi edinme yollarından kabul edilmez. Fakat münazırın gayesi, sadece gerçeği ortaya çıkarmaktır. Doğru, ister kendi tarafında, isterse de tartıştığı tarafta olsun değişmez. Mutlaka doğrunun ona aidiyetini kendisi için gerekli görmez.[1]

Münazaranın sadece gerçeği ortaya çıkarma ekseninde cereyan edebilmesi için tarafların uyması gereken bir takım esaslar vardır. Bunların cümlesine “Münazara ilmi” denir.[2]

Düşünce tarihi çeşitli zamanlarda akdedilen münazara ve cedellere tanıklık etmiştir. Fakat insandaki “Ben” faktörünü tatmin ettiğinden “Cedel” sürekli önde olmuştur. İslam tarihinde ise, önde olan münazaradır. Allah Teala’nın muradını anlayabilmek için oturumlar tertip eden selef-i salihin o derece hasbi davranmıştır ki nefislerine pay vermemek için doğrunun muhataplarının tarafında olmasını istemiştir.[3]

TASAVVUF İLMİNİN ORTAYA ÇIKIŞI

Saadet Devri’nin en belirgin vasıflarının başında zühd, takva, tefekkür ve marifetullaha dayalı hayat tarzı gelir. Hiç şüphe yok ki, Hz. Peygamber s.a.v. her hususta olduğu gibi bu hususlarda da gelmiş geçmiş bütün insanların en mükemmeli idi.

Sahabe ve Tabiûn hazretleri zamanında tasavvuf adıyla ortaya çıkan herhangi bir ilim veya dinî bir akım yoktu. Aynı şekilde Tefsir, Fıkıh, Kelâm... adlarıyla tasnif edilmiş temel islâmî ilimler de mevcut değillerdi. Dolayısıyla bu ilimlerle irtibatlı olan amelî ve itikadî mezhepler ortaya çıkmamışlardı.

Fakat gerek tasavvuf ve gerekse temel islâmî ilimlerin hepsi o devirde bir bütün olarak ve canlı bir şekilde yaşanıyordu. Sofilik tatbikatta vardı, fakat adı konmamıştı. Yoksa bazılarının zannettiği gibi sonradan ortaya çıkmış değildi. Zaten Saadet Devri’nde ilimler birbirinden henüz ayrışmamışlardı. Hepsi bir bütün olarak İslâm’ı oluşturmaktaydılar.

Asr-ı Saadet’te temel islâmî ilimler

Sahabe-i Kiram hazretleri, itikadî konularda Kur’an ne buyurmuş, Allah Rasulü s.a.v. neyi haber vermişse ona harfiyen iman ediyorlardı. İman hakikatlerini daha ziyade naklî delillerle ve gayet sade bir biçimde tebliğ ediyor, müşriklerin iman etmelerine vesile oluyorlardı.

ALLAH'IN SIFATLARI

Yüce Rabbımız Kur’an-ı Keriminde kendisini daha iyi anlayıp kavrayabilmemiz için bir takım sıfatlarla nitelendiğini bize haber vermiştir. Bu sıfatları daha iyi değerlendirebilmek için üç kısımda ele almamız gerekir.

I. Allah’ın Zâtî Sıfatları

Bu sıfatlar yalnızca Allah’a mahsus olan, başka varliklarda bulunmayan sifatlardir. Bunlari şöyle siralayabiliriz:

Sübutî Sıfatlar

Varlığı zorunlu olan ve kemal ifade eden sıfatlardır. Bu sıfatlar "Allah diridir, irade edendir, güç yetirendir..., hayat, irade ve kudret... sıfatları vardır" gibi müsbet (olumlu) ifadelerle Allah'ı tanıttığı için sübütî sıfatlar adını almışlardır. Sübütî sıfatların zıtları olan özellikler Allah hakkında düşünülemez.

İçeriği paylaş
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar