Archive
March 31st, 2012
Darb Ve Recm-4
Submitted by Abdulkadir on Cts, 2012-03-31 13:36Okuyucu sorusunun recmle ilgili kısmına gelince;
Genellikle recm bağlamında ileri sürülen bir argüman soru metninde de yer almış: "Kur'an'da Yüce Allah zinadan bu kadar söz ederken recmden niye söz etmiyor? Sonuçta 100 sopa cezası da varken bu durumda Kur'an'da olmayan birşey sünnette nasıl var olabiliyor? Allah'ın Kelamı eksik olamayacağına göre bunun mantığı nedir? "
İlk bakışta "mantıklı" gibi duran bu soru, Usul açısından Kur'an-Sünnet ilişkisi bağlamında çok anlamlı değil. Zira neyin Kur'an'da yer alacağına ve neyin Sünnet'e havale edileceğine bizim karar verebileceğimiz gibi bir ön kabul var bu sorunun kurgusunda.
Meseleyi birkaç örnek üzerinden irdeleyelim:
Kur'an, İslamî devlet modelinin nasıl olması gerektiği konusunda herhangi bir talimat içermemektedir. Şura'dan, adaletten.. vb. bahseden ayetler devletin "modeli"yle ilgili değildir. Bu son derece önemli mesele Sünnet tarafından açıklığa kavuşturulmuştur.
March 19th
Muhammed Esed ve Kur’an Mesajı isimli Meâl-Tefsiri
Submitted by Panzehir on Pzt, 2012-03-19 02:15Değerli okuyucular! “Sonradan müslüman oldu.” görülen niceleri var ki, aslında müslüman olmadığı halde öyle görünmüşler. Onlar Müslüman görünmeye mecburdurlar, çünkü vazifelidirler. Esed’in müslüman olmadan yaptığı yolculuklar, insanın aklına böyle şeyler getiriyor. Sanki İslâm âlemine hususi olarak gönderilmiş…
Kur’an Mesajı” isimli eser Muhammed Esed’e ait. Eser hakkında bilgi vermeden önce, kısaca eserin sahibini tanıyalım.
Yahudi bir ailenin çocuğu olan Muhammed Esed, Ukrayna’nın Lvov şehrinde 1900 yılında doğdu. Anne tarafından dedesi bir Yahudi hahamı idi. Ailesinden husûsi bir Yahudilik eğitimi aldı.
Öyle ki, 13 yaşında İbrâniceyi su gibi biliyor, Tevratı ve Yahudiliğe ait diğer kitapları rahatça okuyordu.
March 17th
Arap baharı üzerine sesli düşünceler
Submitted by Abdulkadir on Cts, 2012-03-17 08:03"Arap Baharı" diye ifade edilen süreç kafaları hayli karıştırmış durumda. Libya'da neler oluyor, Mısır'da gelinen nokta ne? Suriye için ne düşünmeliyiz? Bütün bu süreçte Batılı ülkelerin rolü ne kadar? Yönetimlerin devrildiği yerlerde neler oldu, yönetimlerin direndiği yerlerde neler oluyor?...
Hemen her gün muhatap olduğumuz bu ve benzeri sorulara şöyle mukabele edilmesinin doğru olduğunu düşünüyorum:
Bu süreci bir bütün olarak görmek ve bütün o coğrafyayı içine alan homojen bir durumdan bahsetmek doğru değil. Her ülkenin kendine mahsus özellikleri var; her ülkede ayaklanma sürecini tetikleyen farklı dinamikler söz konusu.
İnsanlığın vicdanı olmak
Submitted by Abdulkadir on Cts, 2012-03-17 07:54Batılı dillerde "vicdan" kelimesinin karşılığının bulunmadığı malum. Bu kelimeyi karşılamak üzere kullanılan "conscience" kelimesinin daha çok "bilme" vurgusu taşıyan, dolayısıyla sanki daha bireysel ve seküler duran bir yapısı var. Belki bu kelimenin "vicdan"ın anlam alanındaki küçük bir bölgeye karşılık geldiğini söyleyebiliriz.
"Vicdan"; sorgulama, değerlendirme, acıma, merhamet etme, şefkat gösterme, uyarma, adil olma, cezalandırma, hakkaniyet gösterme, diğerkâmlık... gibi kelimelerin bir araya gelerek aynı anda oluşturdukları his, bilinç ve davranış tarzının kolektif adıdır. Tarif edilmese de tarafımızdan bilinen bu tabir sadece bizim tarafımızdan hissedilir ve yerli yerinde kullanılır. Onun yerini dolduracak bir başka tabir de yoktur zaten...
March 13th
Okuyucu Soruları 2 Darb ve Recm 2
Submitted by Abdulkadir on Salı, 2012-03-13 07:35"Darabe" fiilinin "çok anlamlı" bir fiil olduğu doğrudur. Kur'an'da muhtelif kipleriyle 59 yerde geçen bu kelimenin, geçtiği yerlerde bağlama göre farklı anlamlar ifade ettiği de doğrudur. Ancak bu, mezkûr kelimenin geçtiği her bir yerde ifade ettiği anlamın "kafamıza göre" tayin edilebileceği anlamına gelmez.
Soru metninde Prof. Dr. Mehmet Dağ'a atfen yer verilen tesbit gerçeği ifade etmektedir. Sadece "darabe" fiili değil, Arapça'daki kelimelerin hemen tamamı, farklı edatlara veya mef'ullere/tümleçlere göre farklı anlamlar ifade eder. Bunların kimi hakikat, kimi mecazdır.
Birkaç örnek:
March 6th
İlk Müslümanlar (Hicrete kadar)
Submitted by tersinim on Salı, 2012-03-06 11:02ÖNSÖZ
Bismillahirrahmanirrahim.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın (c.c) adıyla,
Şahadet ederiz ki O’nun eşi, şeriki yoktur. Yerlerin, göklerin, ikisi arasındakilerin ve din gününün sahibidir. Her şeye gücü yeter. Yalnız O’na ibadet eder, yalnız ondan yardım dileriz.
Yine şahadet ederiz ki Muhammed (a.s) O’nun kulu ve resulüdür.
O Muhammed (a.s) ki Habibullah’tır, Resul-ü Kibriya’dır, Hatem-i Enbiya’dır.
Cahiliye dönemi insanlarının ufuklarını aydınlatan, yollarını gösteren Allah (c.c) tarafından gönderilmiş bir Nurdur.
Bu nurlu yola davet kolay olmadı. Peygamber efendimiz bu kutlu yolda pek çok eziyetlere, işkencelere, zorluklara maruz kaldı. insanların bir kısmı tasdik ederken, bir kısmı tarafından da şiddetle ret ve inkâr edildi.
January 18th
Parasız hizmet olur mu hiç
Allah yolunda hizmet yapmak isteyen ve bu alanda yüzbinlerce insanlara ulaşmak isteyenlerin parasız ve bütçesiz bunu yapabilmeli uzunvadede imkansızdır.
Ekonomik bütçe bir çok kapalı kapıları sonuna kadar açacaktır. Hz. Ömer'in meşhur hikayesini bilmeyen kimse kalmamıştır. Bir köşede sessiz sedasız ibadetleri ile meşgul olan bir insanı gördüğünde orada ne yaptığını soruyor. Allaha ibadet ettiğini ve rızkını da rabbinin kendisine göndereceğini söylüyor. Örnek olarakta yaralı bir kuşa rabbinin rızk gönderdiğini söylüyor. O büyük halife hiddetleniyor. Ve çalışmadan tefekkür edilemeyeceğini söylüyor.
Hayatımızda hangi alanda çalışırsak çalışalım maddi bir gelir/bütçe olmadan o alanda ilerlememiz mümkün değildir.
January 14th
Evrensel ilkeler?
Submitted by Abdulkadir on Cts, 2012-01-14 08:50Bazı kalıp ifadeler vardır; vahyin süzgecinden geçirmeden ve gereği gibi muhakeme etmeden zihin dünyamıza buyur ettiğimiz. Üzerine fikir, kanaat bina eder sonra yerli yersiz dile dökeriz. Gerçekten bize ait olup olmadığını sorgulamadan içselleştirdiğimiz bu kalıp ifadeler, hangi inanç, düşünce ve medeniyet havzasına ait ise o havza lehine düşüncelerimizde, kanaatlerimizde ve giderek inançlarımızda o dünya lehine dönüşümler gerçekleştirmeye başlar.
Müslümanların modern zamanlarda geçirdiği dönüşüm de, postmodern zamanlarda el'an yaşamakta ve müşahede etmekte olduğumuz dönüşüm de onlar vasıtasıyla cereyan ediyor.
"Evrensel ilkeler" de bu cümleden olmak üzere bilincimizde epeyce bir dönüşüm sağlayan kalıp ifadelerden. İslam'ın modernizasyonu projesi çerçevesinde sıklıkla gündeme gelen bu ifade, İslam'ın evrensel ilkeleri ihtiva eden, dolayısıyla mevcut durumla çelişmeyen bir din olduğu fikrini benimsetmek isteyenlerin sıklıkla gönderme yaptığı bir adres.
January 5th
İki uç arasında
Submitted by Abdulkadir on Per, 2012-01-05 09:26Gün geçmiyor ki Şiilik ya da Vehhabilik propagandasıyla kafası karıştırılmış gençlerle muhatap olmayalım. Bu toprakların dinî hassasiyet sahibi gençlerinin kaderi oldu sanki bir uçtan öbürüne savrulmak...
Bu toprakların ilmî geçmişi ve müktesebatı hangi noktalarda bu gençleri tatmin etmekten aciz kalıyor ki, ifrat ile tefrit arasındaki bu savrulma gün geçtikçe ivme kazanıyor? Bu gençler bu ümmetin ana gövdesini oluşturan Ehl-i Sünnet'in hangi delilini ciddi olarak tartışıp çürüttükleri için o ya da bu marjinal çizgiye savruluyor?
Biri "Selef" adına, diğeri "Ümmet'in birliği" söylemini maske edinerek ayağımızın altındaki zemini kaydırıyor. Yanlış yaptıklarını söyleyenleri biri Kur'an ve Sünnet'e muhalefetle, diğeri Ümmet'i bölüp parçalamakla, "mezhepçilik" yapmakla suçluyor.
"KADIN FİTNESİ"
Submitted by Abdulkadir on Çar, 2012-01-04 22:36Rıhle'nin "Kadın" dosyasında yer alan yazıya da bu başlığı atmıştım. Orada kısmen dile getirdiğim birkaç noktaya burada biraz daha açıklık getirmek istiyorum.
Batı, dünyanın herhangi bir ülkesinin "geliştirilmesi ve kalkındırılması" gerektiğine karar verdiği zaman işe önce "kadını özgürleştirmek"le başlıyor. Daha doğrusu öncelik verdiği hususlardan birisi bu. Mesela Afganistan'da vaki işgalle birlikte öne çıkartılan ana temaların ne olduğuna baktığımızda bu hususu net olarak görebiliyoruz.
Acaba bu niçin böyle?
January 3rd
Aliya izzet begovic mucahid mi reformcu mu?
Submitted by gülgiller1 on Salı, 2012-01-03 18:40Evet bu konu kafami karistiran bi konu ...kendisi hakkinda mehmet oruc beyin ifadesiyle reformcu iddelari dinler arasi diyolog tuzagi kampayasiyla karalama var ... fakat ben Mehmet oruc beye kesinlikle inanmiyorum... bosna halkini tanimiyor, bosnakca bilmiyor, bosna bolgesinde yasamamis hatta Aliya izzet begovicin kitaplarini okudugunu ve halkina seslenisini dahi duydugunu sanmiyorum....
October 12th, 2011
Özdemir İnce nerede yaşıyor? 2
Submitted by Abdulkadir on Çar, 2011-10-12 12:33Özdemir İnce gibilerin hoşuna gitse de gitmese de bu ülke vatandaşlarının kahir ekseriyeti Müslümandır. Müslümanların İslam'la ilişkisini, Hristiyanların veya başka din mensuplarının kendi dinleriyle ilişkisine benzetmek, meseleyi böyle algılama ısrarında olmak yanılgıdan ve sukut-i hayalden başka bir şey getirmez!
İslam modernistlerinin veya "Din'de reform/Dinî yenilenme" taraftarlarının anlayamadığı da burası. Şurada burada lokal hareketler/oluşumlar vücut bulmuş ve Cemaleddin Efganî veya Musa Carullah Bigiyef gibi isimlere "İslam'ın Lutheri" gibi yaftalarla büyük umutlar bağlanmış olsa da, bu dinin "çakma Luhter"ler eliyle reforme edilmesi düşüncesi hiçbir zaman sahici bir zemin bulmamıştır, bulamayacaktır...
Dolayısıyla İnce, Müslümanlara dinlerini öğretmek gibi talihsiz ve beyhude girişimlerde bulunmaktansa, mensubu bulunduğu milletin Müslümanlığını içine sindirmeyi denemelidir.
Bu ülkede başörtülü kadınların/kızların sayısının artması,
September 18th
Postmodern dindarlık
Submitted by Abdulkadir on Paz, 2011-09-18 10:18Modern proje, Din'e cepheden tavır alan/dini dışlayan karakteriyle öne çıkarken, eşyayı ve varlığı vahiy ekseninde izah ve hayatı o doğrultuda inşa etmeyi seçen geniş kitlelerin itibarına mazhar olma şansını hiçbir zaman yakalayamadı. Halk, moderniteyi, daha ziyade -vülgarize anlatımla- alet-edevat kullanımı bağlamında benimsedi. (Hatta bunu epey abarttığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Teknolojik gelişmelere anında uyum sağlama kabiliyetimizin hayli yüksek olması bu anlamda önemli bir göstergedir mesela.) Modern projenin din ve dindarlık konusundaki bu dışlayıcı tavrı sebebiyle halkla idare edenler hep bir "zıtlaşma" görüntüsü içinde oldu. Yönetimler halkı "metazori dönüştürmeyi" temel amaç edinirken halk her fırsatta buna tepki gösterdi. Zaman zaman içine kapanarak, zaman zaman uygun gördüğü vasıtalar üzerinden izhar ederek değerlerinden vazgeçmek niyetinde olmadığını ortaya koydu...
Modernitenin hayatı konforize eden yanını benimseyen "muhafazakâr" kesimler, bunun sadece işin "görünen yanı" olduğunu genellikle fark etmez/etmedi.
September 8th
SahihHadisler.com sitesi güvenilir mi
Hadisler.com, sahihhadisler.com, sahihhadisler.net aynı içeriğe sahip siteler.
İlk izlenim olarak web sitesi hadisi şerifleri kategorilere göre derleyip sunmuşlar. Ve üzerinde emek verdikleri görülmektedir.
Üzerinde bizimde araştırmalarımız devam edecektir. İlk izlenim güvenilir bir kaynak olduğu yönünde..
Web sitesi ile alakalı değerlendirmelerinizi siz de buradan yazabilirsiniz.
September 7th
İslamiSorular.net sitesindeki cevapları güvenebilir miyiz
İnternette islami sorulara cevaplar arayan sitelerden birisi de İslamiSorular.net
islamiyet.gen.tr web sitesinin yan uzantısı bir adrestir. Büyük ihtimallede içindeki soru ve cevaplar derleme konular içermektedir.
Siteyi inceleyip konu ile alakalı yorumları buradan yapabiliriz.
Son yorumlar
1 gün 4 saat önce
1 gün 6 saat önce
1 gün 11 saat önce
1 gün 11 saat önce
1 gün 12 saat önce
1 gün 20 saat önce
2 gün 46 dakika önce
2 gün 5 saat önce
2 gün 11 saat önce
2 gün 21 saat önce