Peygamber Efendimiz (sav)'in Kur'an'ın açıklayıcısı olduğuna dair ayetler var mıdır?

Özellikle son zamanlarda birtakım kimseler: "Bize Kur ân kâfidir. Allah bize onu göndermiş ve sadece ona dayanmamızı istemiş başka bir kaynakla bizi mesul tutmamıştır" deyip bilerek veya bilmeyerek, maksatlı veya maksatsız Allah'ın Resûlü'nün sünnetini devreden çıkarmaya çalışmakta; O'nun dinde hüccet oluşu, sıhhati ve râvîleri hususunda şüphe uyandırmaya gayret etmekte;1 birtakım kimseler de Hz. Peygamber'in sünneti karşısında gevşek davranmakta "sünnete uyulsa da olur uyulmasa da olur" gibi bir tavır sergilemekte ve herhangi bir konuda bir hadîs delil olarak zikredildiği zaman da dudak bükmektedirler. Halbuki, İslâm'ın temel kaynağı olan Kur'ân'da Yüce Allah, Hz.

Mevdudi

Son kırk yıl içinde, ülkemizdeki İslâmî uyanış hareketine Pakistanlı Mevdudî kadar etkisi olmuş bir kimse yoktur. Kitapları dilimize tercüme edilmiş, fikir ve görüşleri desteklenmiş, ideolojisi ve doktrini benimsenmiş, reçetesi Türkiye'yi kurtaracak plan ve program olarak genç nesillere takdim edilmiştir.

Gençliğimde merhum Mevdudî'nin taraftarı ve hayranı idim. Hakkındaki tenkitleri öğrendikten sonra vaz geçtim. Aşırı hareket etmiyorum, "merhum" diyorum.

Mevdudî, klasik ve geleneksel mânada bir İslâm âlimi miydi? Bence değildi. Onun ağır basan tarafı Müslüman bir politikacı oluşuydu. Aktivist bir şahsiyetti. Bir parti lideriydi.

Muhtelif meseleler 5

Mürtedin katli hükmünün "fikir ve inanç özgürlüğü" bağlamında arz ettiği duruma değinerek bu bahsi bu yazıyla nihayetlendirmiş olalım.

İslam insanlara zorla din empoze edilmesini onaylamaz; kimsenin zorla müslümanlaştırılmasına rıza göstermez. Bu doğrudur; ancak bununla, müslüman bir kimsenin İslam'ı terk ederek bir başka dine veya dinsizliğe geçmesi birbirine karıştırılmamalıdır. "Arada ne fark vardır?" diye sorulacak olursa şöyle deriz:

Muhtelif Meseleler-4

Geçen hafta, mürtedin katli hakkında icma bulunduğu tesbitini tartışmalı kılabileceği düşünülen meseleyi ele almıştık. Ve görmüştük ki, bu meselede cumhurun üzerinde birleştiği hükme aykırı kanaatte olduğu nakledilen Hz. Ömer (r.a), İbrahim en-Neha'î ve Süfyan es-Sevrî'den, cumhurdan farklı düşünmedikleri de nakledilmiştir. Dolayısıyla bu meselede icma bulunmadığını söylemek o kadar kolay görünmemektedir.

Bu hafta da meselenin Kur'an'a uygunluk-aykırılık boyutunu görelim.

İddia, mürtedin katli hükmünün pek çok Kur'an ayetine aykırılık teşkil ettiği yönünde. Bu iddiaya delil getirilen ayetlerden bazıları şunlar:

- "Din'de zorlama yoktur. İman ile küfür apaçık ortaya çıkmıştır…"[i]

Muhtelif meseleler 2

Mürtedin katli meselesi hakkında modern zamanlarda ileri sürülen kimi itiraz ve tenkitler bulunduğunu biliyoruz. Başta "fikir ve inanç özgürlüğü" olmak üzere birçok kavram, mürtedin katli hükmüne esas teşkil eden nass ve uygulamaların önüne geçirilmek suretiyle aslında yaşadığımız "zihniyet dönüşümü" ortaya konulmuş oluyor.

Oysa bir Müslüman için esas olan muhkem nasslar ve onların uygulamasıdır. Yaşadığımız ortamda ve yasal zeminde herhangi bir hükmün uygulanmıyor oluşu onun "İslâmîliğini" tartışma konusu yapmayı meşru kılmaz. Elbette her bakış açısının bir gerekçesi vardır; önemli olan bu gerekçenin meşruiyetidir.

Konu hakkındaki itirazları iki başlık altında toparlayabiliriz:

Korunmuşluk açısından sünnet 2

Cumartesi günkü yazıyı "metnin/delilin" korunması, "mananın/medlulün" korunması anlamına gelmez diyerek bitirmiştik. Bu nokta üzerinden devam edelim: Cebrail (a.s), Efendimiz (s.a.v)'e bir tek din getirmiştir. Efendimiz (s.a.v) de bu dini Cebrail (a.s)'dan aldığı gibi ashabına aktarmıştır. Bir önceki yazıda altını çizdiğim gibi bu "aktarış"ın iki boyutu vardır: "Tebliğ" ve "beyan."

Bu din Sahabe'ye gereği gibi hem tebliğ hem de beyan edilmiş, onlar da Efendimiz (s.a.v)'den aldıklarını kendilerinden sonraki kuşağa aktarmışlardır. Sahabe kuşağı henüz hayattayken zuhur eden birtakım fırkalar, yeni ve farklı din telakkileri ile ortaya çıkmışlardır.

Muhtelif meseleler

Soru: 1. Günümüzde İslam devleti adı altında kurulmuş bulunan devletlerde mürtedlerin öldürülmesi hükmünün uygulanması mümkün müdür?

2. İslam'da neden mürted erkek öldürülüyor da, mürted kadın öldürülmüyor?

3. Prof. Dr. Hayreddin Karaman, bazı durumlarda abdestsiz namaz kılınabileceğine fetva verdi. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Yusuf El Karadavi

Yusuf el Karadavi : (1926 Mısır) İslam'da Helal ve Haram kitabının daha ön sözünde kendisinin mezhepsiz olduğunu zaten itiraf eden bu kişi için fazla söze gerek yok aslında. Mezhepler arası çelişkilerde tam ve kesin hüküm vermek mecburiyetindeymiş. Belirli bir mezhebi taklid etmeyi kendine yakıştıramamış, taklid aklın çalışmasını durdururmuş.Yalnız bir mezhebin esiri olmak O'nun gibi bir ilim adamına yaraşmazmış!

Şimdi bu kitap, bu itiraflardan sonra nasıl okunur? Adam açıkça mezhep tanımaz olduğunu beyan ediyor. Belki de kendisini mutlak müçtehid olarak gördüğü için bunları söylemiştir(!) Bu gibi mezhep tanımazlardan neler duymadık ki..

Niçin ''Muhammedun Resulullah'' yok ?

''Şu halde "Lâ ilâhe illallâh diyen Cennet'e gider" hadisinin, "Peygamber'e inanmasa da böyledir" tarzında anlaşılması doğru değildir. Aksine bu hadisin anlamı, "Bu sözü, Hz. Peygamber (s.a.v)'e ittiba ve iktida ederek söyleyen kimse Cennet'e gider"dir.''

Kütüphanemde uzun zamandır eksikliğini derinden hissettiğim iki kaynak esere kısa bir zaman önce hamdolsun kavuştum.

Meal Müslümanlığının mahiyeti

Müslümanların, Kur'an'ı yeniden keşfetmişçesine Kur'an merkezli bir Müslümanlık vurgusuna yönelmesinin modern zamanlara denk düşüyor olması bir tesadüf müdür? Bize, "eskilerin ıskaladığı" bir gerçeği yakalama, "unuttuğumuz" Kur'an'ı "yeniden hatırlama" imkânı bahşeden ne ola ki?!

Söylemi cazip kılan, elbette merkezinde Kur'an'ın yer alıyor oluşu. Ama bu söylemin cazibesine kapılarak 1400 yıllık devasa müktesebat karşısında "şımarık çocuk" tavırlarıyla ukalalık etmeden önce, "eskiler ne yapmış?" diye sormak en azından yaptığımız işten daha bir emin olmak için, yaptığımız işi daha bir sağlam yapmış olmak için gerekli değil midir?

Kadın için hayırlı olan

Muhterem Ebubekir Sifil hoca, bugün ''İhtilat ve haremlik selamlık 2'' konusunu işlemiş ve yine çok önemli konuya ve detaylara dikkat çekmiş.

Efendimiz sallahu aleyhi vesellem, kızı Fatıma (ra) sorar: Kadın için en hayılı şey nedir? Annemiz şu muazzam ölçü olacak cevabı verirler :

''-Görmemesi ve görünmemesidir'' bu cevaba Efendimiz sallahu aleyhi vesellellem büyük hoşnutluk içinde tekbir getirirler.

Evet ölçü budur.

Yanımda kocam var, hergün çarşı pazar gezerim.

Hayır gezemessin!

İslam'da yorum tekeli

Müslümanlar arasında ihtilaf konusu olan meselelere nasıl bakılması gerektiği konusunda kafalar eni-konu karışık durumda. En küçük bir fıkhî meselede bile ehli tarafından tercihte bulunulmasına tahammül gösteremeyenlerden, ihtilafın alanının en temel itikadî meselelere bile uzanabileceğini düşünenlere kadar geniş bir yelpaze söz konusu.

Bu meseleyi tafsil etmeden, genellemeler yaparak ve kestirmeden giderek hüküm vermek isabetli olmaz. Zira kalkış ve varış noktamız, ele aldığımız meselenin mahiyetine/muhtevasına göre değişiklik arz edecektir. Benim burada yapmayı tercih edeceğim tafsil, "itikad"i", "fıkhî" ve "diğer" olmak üzere üç ana gövde üzerine ibtina edecek. Elbette bunların her biri de kendi aralarında maddelere ayrılacak.

1. İtikadî alan. İnanılması "zaruri" olan temel itikad esaslarında ihtilaf olmaz. Dolayısıyla bir kimse açık ve kesin nasslarla sabit olmuş hususlardan birini veya birkaçını -ne suretle ve gerekçeyle olursa olsun- inkâr ediyorsa, kendisini "Müslüman" olarak ifade etmesi hiçbir şeyi değiştirmez, o kimse dinden çıkmıştır. Allah Teala'nın varlığı ve birliği, peygamberlerin, meleklerin ve kitapların varlığı, ahiret günü ve kader meseleleri böyledir. Burada son madde üzerinde biraz durmak gerekir. Fazla yer işgal edeceği için bir başka yazıda müstakil olarak ele alınması gereken bu nokta üzerinde şimdilik şunu söyleyelim: Biz bir fiili işlemeden Allah Teala bizim o fiili ne zaman ve nasıl işleyeceğimizi ve fiilin sonuçlarını bilemez gibi bir anlayış açıkça küfürdür.

Bey'at ile inabe arasındaki fark

Lügatte:Bey'at; bağlılığını, itimadını bildirmek.Birisinin hakemliğini veya hükümdarlığını kabul etmek. El tutarak bağlılığını açıkça ortaya koymaktır. Bağlılığını tazelemek. Rey vermek. (Biad-ı Rıdvan gibi ) A'raf :172; Taha:115; Al-i İmran: 81; Ahzap : 7; Fetih : 18 nci ayetler Biat/bey'atın delillerinden bazılarıdır.

Peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın nübüvvetleri üç bölümdür:
1- İlahi hükümleri olduğu gibi bildirmek,
2- Bu İlahi hükümleri insanlara, tatlı dil ve ince hikmetlerle kabul ettirmek,
3-Aynı İlahi ölçüleri, anlayışsızlara, nadanlara ve nasipsizlere doğrudan doğruya tatbik etmek...

Allah Resulünün vefatlarından sonra, bu üç türlü vazifeyi bir arada yerine getirebilecek yetenekteki insanlar ancak otuz-kırk senelik bir zaman diliminde (dört halife gibi) yaşayabildiler. Ondan sonra İslamiyet ve İslam diyarı o kadar genişledi ki, merkezi nizam bozuldu, fesat ve fitneler çoğaldı ve bu vazifeler taksim edildi. Birinci maddedeki vazife ilim adamlarına, ikinci maddedeki vazife evliyaya, üçüncüsü de hakimlere intikal etmek üzere bölüşüldü. Allah Resulü ve raşid halifelerinden sonra üç ana madde de özetlenen işleri yapabilecek güçte insanlar, geniş İslam aleminde kalmadığı için, vazife taksimine gidildi.[1]

Mustafa İslamoğlu'nun meali..!

Muhterem Dr.Ebubekir Sifil hoca'nın ''Operasyonel Meal Yazıcılığı ya da Meal Üzerinden Din Tasavvuru İnşası '' başlıklı RIHLE dergisindeki ve Darül Hikme'de ençok okunan yazısı üzerinde ne kadar durulsa azdır.

Altı çizilecek çok önemli noktalar var.Sifil hocayı bir tek yazı hitamında ''Kendisine din kardeşi olarak yapabileceğim tavsiye şu: '' cümlesi sebebiyle haddim olmayarak eleştiriyorum demiyeyim de, bir tek bu cümlesine katılmıyorum diyeyim..Zira yazıyı baştan sona dikkatlice okuduğunuzda ortada din tahripçisi ve eskilerin zındık yada mülhid diye niteleyeceği korkunç cürümlerin sahibi; sıradışı olmak için ehl-i sünnet ve cemaatim muazzez caddesinden ayrılmakta hiçbir beis görmeyen ve yine Ebubekir hocanın tabiri ile''Burada gördüğümüz "gerekçe"yi İslamoğlu'nun "Yahudileşme temayülü" olarak ifade ettiği durumun şümulüne sokabilir miyiz? Kararı siz verin:

A. Burada bir Kur'an ayeti, Tevrat esas alınarak, hatta Tevrat'ın kendisi değil, kimi "yorumları" esas alınarak yorumlanıyor; üstelik bu, Kur'an'ın izin verdiği/mümkün kıldığı bir zemin üzerinden değil, tamamen "bahr" ve "yemm" kelimelerine bir kısım Tevrat yorumcularından bulunan karşılık temel alınarak yapılıyor.

İslâm’ı Tahrif Çabaları

ALLAH'ın, Peygamber vasıtasıyla insanlığa gönderdiği İslâm tektir. İnsanların İslâm'ı anlamalarında, yorumlamalarında çeşitlilik vardır. Allah'ın ve Peygamberin razı olduğu dinî anlayış Kur'ân'a ve Sünnete uygun olanıdır.

Son yıllarda ortaya atılan light İslâm, Müslümanları kandırmak için çıkartılmıştır, bir tuzaktır.

Ilımlı İslâm da böyledir.

İslâm'ın ilerlemesinden, Müslümanların çoğalıp güçlenmesinden çok korkan kâfirler ve münâfıklar işlerine gelen, kendilerine zarar vermeyecek olan ehlî/evcil bir İslâm türetmek istiyorlar.

Ilımlı, light, evcil İslâm türetme hareketi ilâhî ve münzel gerçek İslâm'ı bozma, değiştirme, tahrif etme maksadına yöneliktir.

İslâm bize nasıl ulaşmıştır?

1. Kur'ân'la.

2. Sünnetle.

3. Peygambere nurânî bir silsile ile bağlı icazetli ulemâ ile.

İçeriği paylaş
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar